Misli Köyü, Ağustos 1952…

Osmaniye Yeşilova Köyünden trenle iki günde ulaştığımız Niğde Misli Köyü bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. Köye girdiğimizde sanki terk edilmiş ve unutulmuş bir yerleşim birimi havası ile karşılaşmıştık. Akarsu ve dere oluşumlarına rastlamadığımız köyde taş ve kumdan başka bir şey yoktu. Tek bir ağaç görememiştik. Bir süre sonra eşyalarımızı indirdiğimiz yerde bir mağara girişi görmüştük. Çevreyi biraz daha dikkatli gözden geçirince, yapılaşmanın olmadığı bölgenin ilerisinde oldukça büyük ve heybetli bir yapı vardı. Sonradan öğrendiğimize göre bu heybetli yapı Rum Kilisesiydi.

100 metre havadan Misli Köyü kilise, okul, 1952 deki tahmini ev yeri

Biz çocuklar geçici barınma için çadır kurduğumuz yerdeki mağara girişinin yanı sıra başka mağaralar da olduğunun farkına varmış ve oyun alanımız haline getirmiştik. En popüler oyunumuz saklambaçtı. Ayrıca mağaraları keşfetmek de oyunlarımızdan biriydi. Büyüklerimizin uyarısına rağmen, bazen kaybolacak kadar derinlerine gidiyorduk mağaraların… Zamanla Misli ’nin Kapadokya bölgesinin önemli yerlerinden biri olduğunun farkına varacaktık. Varacaktık çünkü başlangıçta dikkatimizi çeken büyük ve heybetli yapı Rumlardan kalan bir kiliseydi. Ayasofya’dan sonra en büyük Rum Kilisesi olduğu ortaya çıkacaktı.

1950 yıllarında Misli Köyü

Biz çocuklar geçici barınma için çadır kurduğumuz yerdeki mağara girişinin yanı sıra başka mağaralar da olduğunun farkına varmış ve oyun alanımız haline getirmiştik. En popüler oyunumuz saklambaçtı. Ayrıca mağaraları keşfetmek de oyunlarımızdan biriydi. Büyüklerimizin uyarısına rağmen, bazen kaybolacak kadar derinlerine gidiyorduk mağaraların… Zamanla Misli ’nin Kapadokya bölgesinin önemli yerlerinden biri olduğunun farkına varacaktık. Varacaktık çünkü başlangıçta dikkatimizi çeken büyük ve heybetli yapı Rumlardan kalan bir kiliseydi. Ayasofya’dan sonra en büyük Rum Kilisesi olduğu ortaya çıkacaktı.

Aziz Vlasios Rum Kilisesi

Biz çocuklar Misli Köyünü ve gizli hazinelerini keşfetmeye çalışırken, başta babam olmak üzere, Karagözler muhacirleri seçtikleri yerlerde kendi evlerini yapmaya başlamışlardı. Köyde işlenebilir taş boldu. Ayrıca kerpiç de dökmüşlerdi. Niğde Valiliği tarafından ev yapımında kullanılmak üzere verilen paranın bir kısmı ile ustalar da bulunmuştu. Sanıyorum 15 gün gibi kısa bir sürede, bakanlıkça belirlenen bir plan dâhilinde, evlerimiz bitmişti. Annelerimiz evin içini düzenlerken babalarımız da evin çevresini taşlarla örerek özel mekânlar oluşturuyorlardı.

Misli Köyünün bağlı bulunduğu idari birim Niğde Kapadokya bölgesinin bir parçasıydı. Bölgenin diğer şehirleri arasında  Nevşehir, Aksaray,  Kayseri ve Kırşehir bulunmaktaydı. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibaretti. Derinkuyu Misli ‘ye yaklaşık 25 km uzaklıkta olup, Kapadokya’daki diğer örnekleri içerisinde en geniş, en derin ve en gelişkin yerleşim alanıydı. Tarihî kaynaklar Misli ‘nin de bir yeraltı yerleşim bölgesi olduğunu yazıyordu. Bu yer altı şehrinin üzerinde 19. Yüzyıla ait Rum Kilisesi bulunmaktaydı. Tarihi SİT alanı olarak tescillendiğinden yeraltı şehrinin üzerinde kiliseden başka yapı bulunmamaktaydı.

Aziz Vlasios Rum Kilisesi

Bilindiği gibi Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı imparatorluk dönemlerini yaşamış Kapadokya yöresinde, doğal güzelliklerle içiçe geçmiş sayısız tarihî kilise bulunur. Misli ’deki Rum Kilisesi de bunlardan biriydi. 1844’te Aziz Vlasios adına yaptırılan kilise, köyün zengin geçmişinin tanığı olarak öylece terk edilmiş halde duruyordu. M.S. 280-316 yılları arasında Sivas’ta yaşamış olan Aziz Vlasios, 20. yüzyıl başlarına kadar Müslümanlarca bir evliya makamı muamelesi görmüş biriydi.

Her zaman meraklı biriydim, hala da öyleyimdir. Öğrenmenin itici gücünün merak ve sorgulama olduğunu küçük yaşta öğrenmiştim. Kilise ve mağaralar da merakımı uyandırmıştı. Köyde kalabilmeyi başarmış bazı güngörmüş ve bilgili Selanik göçmenlerinden edindiğim bilgiler, Kilisede hâlâ yerinde kalabilmiş en önemli belgenin Grek harfleriyle Türkçe yazılmış iki kitabeydi. Kesme taştan yapılmış Misli ‘deki bu görkemli ve gösterişli Aziz Vlasios Kilisesininde bulunan yazıtlar Kapadokya bölgesinde bulunan yazıtlardan çok farklıydı. Kaligrafik açıdan da Bizans kaligrafisini andıran özellikler göstermekteydi. Kitabelerin birinde Padişah Abdülmecid’in koruyuculuğunu öven, kilisenin mimar Kalfa Kiryako tarafından Konya Metropoliti loakim’in ruhani liderliğinde inşa edildiğini anlatan, bütün Ortodoksların layık oldukları cennete gitmelerini temenni eden sözler yer alıyormuş.

1992 Kapadokya Peri Bacaları

Sonraki yıllarda gezme fırsatı bulduğum Kapadokya bölgesi, tarih boyunca sık sık saldırılara uğramış. Kapadokya’da yaşayan insanlar özellikle Bizans, Roma, Arap saldırılarından kaçmak için yer altı şehirleri inşa etmişler. Bölge halkının yer altı geçitlerini yaygın bir savunma sistemi olarak kullanmaları, Kapadokya Yeraltı Şehirleri’ nin daha da eskilere, hatta tarih öncesine giden bir geçmişi olduğunu gösteriyordu. 

İstilacılarla bölge halkı arasında yaşanan yüzlerce yıllık bir kaçma kovalama sürecinin sonunda Kapadokya’nın yer altı dünyası, neredeyse kusursuz bir savunma mekanizmasına dönüşmüş. Yeryüzündeki kiliseler yer altına taşınmış ve Kapadokya’nın yer altı kentleri giderek yasak dinlerin manastırlarına dönüşmüş. Yeryüzünün derinliklerinde sürdürülen inziva hayatlarını rahatsız edecek her türlü izinsiz giriş için ince önlemler düşünülmüş. Duvarlarına kandil ve mum koymak için oyuklar açılmış, kandiller için dışarıdan bezir yağı getirilerek ısınma sorunu da bu şekilde çözülmüş.

Tam sekiz katı olan ve 85 metre derinliğe inen Derinkuyu Misli ’den 25 km kuzey-batıda bulunmaktadır.  Misli yeraltı şehrinin Derinkuyu ile bağlantısı olduğu söylenmekteydi. Derinkuyu Yeraltı Şehri’nde yaşama alanları, mutfak ve yemekhaneler, ahırlar ve şırahaneler, hatta bunların yanı sıra diğer yeraltı şehirlerinde bulunmayan bir Misyoner Okulu bile bulunmakta olduğu tarihi kayıtlarda yer almaktaydı. Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin bir başka ilginç özelliği de 55 metre derinliğe kadar inen su kuyularının havalandırma bacaları olarak kullanılmasıdır.

1992 Kapadokya Peri Bacaları

Günümüzde Kaymaklı yeraltı şehriyle birlikte konukların ziyaretine açılan Derinkuyu’nun yalnızca onda biri gezilebiliyor. Bu görkemli yeraltı şehrinin kilisesi ise ikinci katta yer almakta ve haç şeklindeki bu kiliseye 3. ve 4. katlardan doğrudan inilen bir merdivenle ulaşılmaktadır. 

Çocukluk anılarımda Misli Köyü tanıdıkça ilginç olmaya başlamıştı. Bakalım yaşamak için yeterli olacak mıydı? Zamanla öğrenecektik…

467 total views, 1 views today

Share