Ankara Anıt Kabir

Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı’nın ve devrimlerinin önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ankara Anıttepe’de bulunan anıt mezarıdır. Ülkemizin giderek çağdaş dünyadan ve özellikle Avrupa Birliği normlarından uzaklaştırıldığı bu dönemde Gazi Mustafa Kemal ve ülkemiz için öngördüklerini bir kez daha yazmak şart oldu. ”Yurtta Sulh, Dünyada Sulh” özdeyişine en çok ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşamaktayız.

‘’Anıtkabir’’e ilk kez 1963 yılında gitmiştim. İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu’ndan Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi’ne seçilmiş ve Ankara’ya gelmiştim. 10 Kasım Atatürk’ü anma günü etkinlikleri çerçevesinde Anıtkabir de ziyaret edilmişti. Hazırlık Lisesindeki bütün arkadaşlar heyecanlıydık. Öğretmenlerimiz bizi Kurtuluş Savaşı konusunda aydınlatmışlar ve savaşın kazanılmasına önderlik eden Atatürk’ün manevi huzurunda bulunmanın bir vefa borcu olduğunu söylemişlerdi. Ankara’da yaşadığım yıllarda, hiç olmazsa yılda bir kez Anıtkabir’e gitme olanağım oldu.

Her gidişimde, Atatürk’ü anmadan çok anlamaya çalıştım. Kurtuluş Savaşı’na nasıl geldik, nasıl ve hangi koşullarda savaştık, kimler tarafından desteklendik, kimler tarafından ihanete uğradık? Gibi sorulara yanıt aramanın yanı sıra Cumhuriyeti ve Yeni bir Devleti nasıl kurduk? Sorularına da yanıt aradım.

Payitahttan Başkente, İmparatorluktan Cumhuriyete giden ve 19 Mayıs 1919’da başlayan süreçte Ankara, hem işgalden kurtarılmanın karar merkezi hem de yeni kurulan devletin çağdaşlaşma atılımlarının merkezi olmuştur. 

13 Ekim 1923 tarihinde ‘’Türkiye Devleti’nin başkenti Ankara şehridir.’’ Kanun maddesi kabul edilmişti. Bu tarihten sadece 16 gün sonra, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü ‘’hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’’ dendikten sonra doğan devletin adının ‘’cumhuriyet’’ olduğu kabul edilmiş ve ülkeye duyurulmuştu. Ankara’nın ‘’Başkent’’ ve Yeni Türkiye Devleti’nin yönetim şeklinin ‘’Cumhuriyet’’ olduğu Nutuk’ta Mustafa Kemal tarafından bu şekilde belirtilmişti.

Belirtilmişti ama hiç kimse yoksulluklar içinde, sosyal yaşamı olmayan, evsiz, yolsuz, elektriksiz, susuz ve kıraç bu Anadolu kasabasını benimsememişti. Yabancı devletlerin büyük bir bölümü elçiliklerini İstanbul’da tutmaya devam ediyorlardı. Bu olumsuzluklara rağmen Ankara hızlanma yapılanmaya başlamıştı. Başta Meclis binaları olmak üzere fakülteler, sergi, konser ve tiyatro salonları, konservatuvar, spor tesisleri, hipodrom ve yeşil alanların yapı gerçekleştiriliyordu.

Anıtkabir’e giriş

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe’de (Anıttepe) seçilmiş ve 1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yapımı için Serbest Proje Yarışması düzenlenmiş, yarışma için hükümet tarafından uluslararası alanda tanınmış yerli ve yabancı sanatçılarca ve Bayındırlık Bakanlığı’nca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri oluşturulmuştur. Yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 47 adet proje katılmıştır. 18 Kasım 1943 tarihinde Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden’in projelerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 9 Ekim 1944 tarihinde törenle temeli atılan Anıtkabir’in inşası 9 yıllık bir süre içinde dört aşamalı olarak yapılmıştır. Anıtkabir, Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasında II. Ulusal Mimarlık dönemi olarak adlandırılan dönemin özelliklerini taşımaktadır. Yaklaşık 750.000 m2’lik bir alanı kaplamakta olup Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.

Barış parkı

Ankara Anıt Kabir

Anıtkabir’e Akdeniz Caddesi ve Tandoğan’dan olmak üzere, iki kapıdan girilir. Anıtkabir alanına girer girmez ilk gözümüze çarpan, sınırları içindeki botanik zenginliktir. ABD’den Çin’e, Yunanistan’dan Afganistan’a kadar 24 ülkeden ve ülkemizin farklı bölgelerinden gelen 104 ayrı türden 50 000 âdete yakın ağaç ve çalı türü bitki örtüsü bulunmaktadır. Atatürk’ün ”Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” özdeyişinden ilham alınarak, ”Barış Parkı” adını almıştır.

Anıt Bloku

Ankara Anıt Kabir

Aslanlı Yol, Tören Meydanı ve Mozole olmak üzere Anıt bloku üç bölümden oluşmaktadır. Törensel girişler Tandoğan kapısından gerçekleşir. Ben de törensel girişin yapıldığı Tandoğan Kapısını tercih ettim. Anıtkabir’e Tandoğan kapısından girildiğinde, Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan, anıtsal özellik taşıyan Aslanlı Yola ulaşılır. Aslanlı yolun başındaki simetrik kulelere ulaşabilmek için de 26 basamaklı geniş merdivenleri tırmanmak gerekir. Merdivenin hemen bitiminde karşılıklı olarak “İstiklâl” ve “Hürriyet” kuleleri yer alır. Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşumunda büyük etkileri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir.

İstiklal Kulesi

Ankara Anıt Kabir

Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan ‘Kadın Heykel Grubu’ bulunmaktadır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk Türkiye’nin bereketini temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk’e Tanrı’dan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu üçlü grup, Türk kadınının Atatürk’ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağır başlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Anka Özkan’ın eseridir.

Hürriyet Kulesi

Ankara Anıt Kabir

Kulenin önünde üç erkekten oluşan ‘Erkek Heykel Grubu’ bulunmaktadır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerin, onun yanındaki elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını, biraz gerisindeki ise yerel kıyafeti ile Türk köylüsünü temsil etmektedir. Heykellerin yüzünde derin acı ile Türk Milleti’nin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu Hüseyin Özkan’ın eseridir.

Aslanlı Yol

Ankara Anıt Kabir

Ziyaretçileri Atatürk’ün huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 metre uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 oğuz boyunu temsil eden 24 tane aslan heykeli bulunmaktadır. Heykeller çift çift sıralanmıştır ki bu da Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eder. Atatürk’ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem nedeniyle, Anadolu’da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükûneti temsil etmektedir. Yol traverten taşları ile döşelidir. Yolun sonunda Türk bayrağı ve Çankaya görünmektedir. Heykeller Hüseyin Anka Özkan’ın eseridir.

Mehmetçik Kulesi

Aslanlı yolun bitiminde, sağda Mehmetçik Kulesi yer alır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada, cepheye gitmekte olan Mehmetçik’in evinden ayrılışı betimlenmektedir. Bu kompozisyonda, elini asker oğlunun omzuna atmış ve onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü fakat gururlu anne betimlenmiştir. Kuledeki kabartma Zühtü Müridoğlu’nun eseridir. Kulenin içinde 60 kişi kapasiteli Sinevizyon Salonu bulunmakta olup, Atatürk ve Anıt Kabir ile ilgili belgesel filmler gösterilmektedir.

Müdafaa-i Hukuk Kulesi

Ankara Anıt Kabir

Aslanlı yolun bitiminde, sol tarafta Müdafaa-i Hukuk Kulesi yer alır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşı’nda ulusal birliğin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Dış yüzeydeki kabartmada, ellerinden birinde kılıç tutarken diğerini ileri uzatarak, sınırımızı geçmeye çalışan düşmana ‘’Dur’’ diyen bir erkek betimlenmiştir. İleri uzatılan elin altındaki Ulu Ağaç Türkiye’yi, O’nu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milleti temsil etmektedir. Kabartma Nusret Suman’a aittir. Kulenin içinde Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili kitaplar ve hediyelik eşyalar satılmaktadır.

Tören Meydanı ve Bayrak Direği

Ankara Anıt Kabir

Aslanlı yolun sonunda yer alan Tören Meydanı 129X84,25 metre boyutlarında olup, 15 000 kişi alabilecek kapasiteye sahiptir. Tören alanının zemini; kırmızı, sarı, beyaz ve siyah renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir. Anıtkabir’in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanından iniş merdiveninin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk Bayrağı dalgalanır. Amerika’da özel olarak yaptırılmış olan direğin yüksekliği 33,53 metredir. Amerika’da yaşayan Türk asıllı, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında üretilerek, 1946 yılında Anıtkabir’e hediye edilmiştir. 33,53 metre yüksekliğindeki bu direk, Avrupa’daki tek parça bayrak direklerinin en yüksek olanıdır. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmıştır. Bayrak direğinin kabartmasında yer alan kabartmada; Meşale Türk Medeniyetini, Kılıç taarruz gücünü, Miğfer savunma gücünü, Meşe dalı Zaferi, Zeytin dalı ise Barışı simgelemektedir. Kabartma Kenan Yontuç’un eseridir.

Ankara Anıt Kabir

Anıtkabir Tören Alanı’nın çevresinde Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Cumhuriyet Kulesi ve İsmet İnönü’nün lahdi yer almaktadır.

Mozole-Anıt Mezar

Ankara Anıt Kabir

Anıtkabir’deki tören alanından, en önemli bölümü olan Mozole ’ye 42 basamakla çıkılır. 42 basamaklı merdivenlerin tam ortasında da ‘’Hitabet Kürsüsü’’ yer almaktadır. Kenan Yontuç’un eseri olan mermerden yapılmış Hitabet Kürsüsü ’nün tören alanına bakan cephesi, dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk’ün ‘’Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir.’’ Sözü yazılıdır. Merdivenlerden sonra karşımıza çıkan Mozole 72 metre, 52 metre, 17 metre boyutlarında olup, uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuştur. Ön ve arka 8 metre, yan cepheler ise 14,40 metre yüksekliğindeki kolonlarla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde; solda Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi yer alırken, sağda ise Cumhuriyetin kuruluşunun 10. yılında söylediği Onuncu Yıl Nutku yer almaktadır. Hitabe ve nutuktaki harfler, taş kabartma üzerine altın yaldızla yazılmıştır.

Şeref Holü ve Mezar Odası

Ankara Anıt Kabir

Mozolenin Şeref Holü ’ne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk’ün Türk Ordusu’na 29 Ekim 1938 tarihli son mesajı, sol girişte ise II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, Atatürk’ün ölümü üzerine Türk Milleti’ne yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli mesajı yer almaktadır. Her iki yazıt, Atatürk’ün doğumunun 100. yıl kutlamaları çerçevesinde 1981 yılında yazılmıştır. Mozolenin girişinin tam karşısında, büyük pencerenin yer aldığı nişin içerisinde, Atatürk’ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Osmaniye İl’inden getirilen lahit taşı, tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm beyaz Afyon Mermeri, Şeref Holü ’nün zemini Adana ve Hatay’dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerle kaplanmıştır.

Anıtkabir Atatürk Müzesi

Ankara Anıt Kabir

Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılap kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. 21 Haziran 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk’ün kullandığı eşyalar, kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk’ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin ve Sabiha Gökçen’in müzeye armağan ettikleri Atatürk’e ait eşyalar da sergilenmektedir.

Anıtkabir’e 2002 yılında Kurtuluş Savaşı Müzesi eklenmiştir. Kurtuluş Savaşı’nı anlatan ve ses ve ışık efektleri ile desteklenmiş müze Türkiye’de kullanılan teknik açısından da bir ilktir. Kurtuluş Savaşı cephelerinin canlandırıldığı bölümleri gözleriniz dolmadan tamamlamak neredeyse olanaksızdır.

Ata’mızın bu ebedi istirathgâhını mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz.

Kaynaklar:

1)    T.C Turizm ve Kültür Bakanlığı İnternet sitesi

3)    www.anitkabir.org

1,942 total views, 1 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir