İstanbul’un Saklı Cennetlerinden Biri Ağva

 

İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki Şile’nin bir mahallesi konumundaki Ağva’yı görmüş olanlar ‘’İstanbul’un saklı cennetlerinden biri’’ demişlerdi. Göktürk’teki konutumdan yaklaşık 120 km uzaklıktaki bu tatil cennetine, özel araba dışında, toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak en az 4 saatimi alacaktı. Yine de denedim. Üsküdar Şemsipaşa durağından 139 numaralı İETT otobüsü saat 07,15’te kalkıp, Şile-Ağva rotasını izleyerek Ağva’ya götürüyordu.

Ağva Şile İstanbul

Geçtiğimiz aylarda, Göktürk’ten sabah 06,05’te kalkan 48 numaralı otobüsle önce Kazlıçeşme’ye, oradan da Marmaray raylı sistemiyle Üsküdar’a geçtim. Şemsipaşa durağına ulaştığımda saat 07,17’yi gösteriyordu. İki dakika gecikmeyle otobüsü kaçırmıştım. Bir sonraki otobüsün 09,30’da kalkacağını öğrenince, hevesim kursağımda kalmış olarak, eve dönmüştüm.

Eşim Serap Akıncı ‘’Tatile Özlem’’ grubunun düzenlediği günübirlik ‘’Maşukiye-Sapanca-Ağva’’ turuna benim için rezervasyon yaptırmış. Dünyalar benim oldu, arayıp da bulamadığım cinsten bir rezervasyondu. Bana sağladığı bu bayram hediyesi için eşime ne kadar teşekkür etsem azdır. Ettim de nitekim…

Ağva Şile İstanbul

2 Eylül 2017 Cumartesi günü İstanbul Beşiktaş Yıldız Camii önünden saat 07,30 da kalkan tur otobüsüyle saat 12,30’a kadar olan zaman diliminde turun Maşukiye ve Sapanca bölümleri tamamlanmıştı. Saat 12,30’da Ağva’ya doğru harekete geçildi. Rehberimiz yaklaşık iki saat sürecek yolculuktan sonra, Ağva’da Göksu deresi kenarında konuşlanmış olan Canan Motel Restoran’da öğle yemeği molası vereceğimizi söyledi. Yemekte salata ve meşrubatın yanında alınabilecek seçenekleri sıralayarak, istekleri not etti. Telefonla sipariş verecek ki gittiğimizde hazır olsun. Seçeneklere baktım. Balık menüsünde Çipura ya da levrek tercihi var. Balık dışında ise ızgara köfte ve tavuk ızgara seçimi sunulmuş. Ben çipura balık tercihini kullandım.

Katılımcıların yemek tercihleri tamamlandıktan sonra Ağva ile ilgili bilgiler konuşuldu. Rehberimiz ve tur sorumlusu Mehmet arkadaşımız ayrıntılı bilgi verdi.

Ağva Şile İstanbul

Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi birçok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva’ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün. Ağva, Latince “iki dere arasına kurulmuş köy” ve “su” anlamına geliyormuş. İstanbul’un kuzeyinde, Göksu ve Yeşilçay derelerinin ortasında bir sahil kasabası iken Şile’nin bir mahallesi konumuna gelmiş. Ağva iki nehrin arasında bulunmasının yanı sıra, denizin keyfini çıkarabilecek uzun bir plajı, çevrede yapılacak doğa yürüyüşü için yürüyüş parkurları, piknik alanları, koyları ve Ağva şelaleleri ile zengin bir gezi rotasına sahipmiş.

Ağva Şile İstanbul

1995’li yıllarda Ağva da yalnızca bir tek aile işletmesi otel nehir kenarında hizmet vermekteymiş. Bu aile işletmesi otele gelen herkes, cennetvari doğasından çok etkileniyor ve çevresine anlatıyor. Zamanla ziyaretçi sayısı artış gösteren bölge artan bir ilgi uyandırıyor. Diğer taraftan Ağva, nehrin öteki yakasına kurulan yeni bir tesisin ‘’Bir İstanbul Masalı’’ dizisinde kullanılması ve medya aracılığı ile ilk kez geniş halk kitlelerinin dikkatini çekiyor.

Ağva Şile İstanbul

2000’li yıllarda ise artık İstanbul’un yanı başındaki muhteşem doğa, iki nehir bir deniz ve ormanları ile bu cennet mekân, keşfedilmeye başlamıştı. Önce gezginler sonra turizmcilerin ilgisini çeken Ağva, sonrasında gezginler, seyahat severler, motorcular derken meraklılardan oluşan her grup insanın ilgisini çekmiş. Hızla artan ziyaretçi sayısına cevap vermek için onlarca butik otel açılmış. Çoğunluğu doğa dostu ve butik karakterde olan otelleri pansiyonlar ve diğer turizm yapıları izlemiş.

user comment

Yapılaşma konusunda belediyelerin nispeten daha denetleyici davranması ile bölge yapı istilasına uğramamış. Nehrin ve denizin yamacındaki ormanlarda tek tük tesis kurulu olup, sessizliğini ve doğal çevresini muhafaza etmektedir. Diyor rehberimiz. Kilimli koyu ve yamaçları sit alanı ilan edildiği için hala korunan bölgeler olarak dikkat çekmektedir.

Ağva Şile İstanbul

Ağva’nın İstanbul’a yaklaşık 2-3 saat mesafede olması nedeniyle en çok tercih edilen yerlerden biri olup, özellikle yaz aylarının hafta sonlarında, yerel turistlerin akınına uğruyor. Deniz-kum-Güneş’in en güzel zamanlarını ve yeşilin en güzel tonlarını bulabileceğiniz mükemmel bir yer olması en büyük tercih nedeni.

Ağva Şile İstanbul

Maşukiye ’den ayrıldıktan yaklaşık iki saat sonra, saat 14,15’de Göksu Deresi kıyısındaki Canan Motel restoranına giriş yaptık. Nehir kıyısında servis masaları hazırlanmıştı. Önceden yapılan rezervasyon gereği çipura balık, ızgara köfte, tavuk şiş salata ve meşrubattan oluşan menü, katılımcıları istemiş oldukları menülere göre servis edildi. Muhteşem bir nehir manzarası eşliğinde, nehirden geçen tur teknelerini seyrederek, yemeklerimizi yedik. Yemekten sonra fotoğraflarımızı çektik.

Ağva Göksu Deresi Şile İstanbul

Verilen bir saatlik bir molanın sonunda, tekne turlarının gerçekleştirildiği Göksu deresinin liman bölgesine gittik. Liman ana baba günüydü. Büyüktü çünkü günübirlik turla gelen onlarca otobüs dolusu katılımcı tekne turlarına da katılmak istiyordu. Ağva tekne turları bahar ve yaz aylarının vazgeçilmez etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle günübirlik Ağva turu ile tatil merkezine gelenler bu aktiviteyi mutlaka yapıyorlar.

Ağva Göksu Deresi Şile İstanbul

Tatile Özlem grubumuz 27 kişi olduğundan, rehberimiz ve tur sorumlumuz Mehmet bizi 9’ar kişilik üç gruba ayırdı. Tekneler daha fazlasını almıyormuş. Ben üçüncü grupta yer aldım. Tekne sayısının fazla olması nedeniyle çok beklemedik. Yaklaşık 45 dakika süren tekne turumuz sırasında, yeşilliklerin arasında teknelerini sefere hazırlayan balıkçıllar selam veriyordu bizlere.

Ağva Şile İstanbul

İzmit’in Çal tepesinden doğup gelen Göksu nehrinde tekneler denizden 5-6 km’ye içeriye kadar rahatlıkla yol alabilir. Yapacağınız tekne turu, size sadece nehrin ve ağaçların renk cümbüşünü değil nehir boyunca yerleşmiş irili ufaklı çok sayıda küçük otel, villa ve köy evini de görmenize olanak sağlayacaktır. Ağva’nın batısından Karadeniz’e dökülen Göksu nehri, büyüleyici sazlıkları ve yemyeşil bitki örtüsü ile kaplıdır. Göksu deresi son 15 yılda eko turizm ve butik turizmin yoğunlaştığı bir bölge olmuştur. Göksu nehri Ağva aktiviteleri için de elverişli olduğundan her geçen yıl ziyaretçi sayısı artmaktadır.

Ağva Şile İstanbul

Ağva’nın doğusundan Karadeniz’e ulaşan Yeşilçay nehri, batısındaki Göksu nehrinden daha uzunmuş. Yeşilçay nehri adını bitki örtüsünün suya yansıyan renginden almış. Limanda, mendireğin doğusundan denize dökülen Yeşilçay deresinin kıyıları yaz aylarında bir hayli hareketli oluyor.

Ağva Şile İstanbul

Tekne turu aktivitesinden sonra rehberimiz 45 dakika serbest zaman veriyor. Ben önce Yeşilçay deresinin Karadeniz’e döküldüğü yere, deniz fenerine doğru gidiyorum. Dere kenarına dizilmiş olan balıkçı tekneleri dikkatimi çekiyor. Mendireğin sol tarafında, Yeşilçay deresi ile Göksu arasında halk plajı bulunuyor. Ağva plajının devamı şeklindeki sahilleri pırıl pırıl ince kum tanelerinden oluşuyor. Korfallı plajı, Ağva plajının devamı şeklindeki sahillerdir. Toplam uzunluğu 3 km’yi geçmektedir. Kurfallı plajı, Ağva içindeki plaja göre daha temiz ve sakindir. Demişti rehberimiz. İçerde tuvalet-duş ve şemsiye ve şezlong kiralama gibi hizmetleri alabilirsiniz.

Ağva Şile İstanbul

Ağva’nın doğal kumsal plajı, yeşillikler içindeki ormanlarıyla muhteşem doğası, çevresinde yer alan bakir koyları ve adacıklarıyla beraber Kilim Koyu, Gelin Kayası (beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi sebebiyle bu ismi almış) ve Saklı Göl mutlaka görülmesi ve gezilmesi tavsiye edilen yerler arasındadır. Ne var ki günübirlik gezilerde zaman kısıtlıdır. Bir başka sefer, tam gün geldiğimizde tavsiyelere uyma sözü veriyorum.

Kumsal hınca hınç dolu… Plaja hâkim durumundaki mendirek üzerinde bulunan kafeler de ağzına kadar dolu. Mendireğin bitiminde bulunan deniz fenerine kadar gidip, onlarca fotoğraf çekiyorum.

Ağva Şile İstanbul

Deniz fenerinden geri dönüp, Ağva merkezine iniyorum. Ağva’nın şehir merkezi eski ve yeni yapılardan oluşan tipik bir Anadolu kasabasını andırmakta. Yaz aylarında sahil boyunca oluşan araba trafiği can sıkıcı olsa da bahar aylarında özellikle Yeşilçay nehrinin kenarındaki restoran, çay bahçesi, kafeler çok çekicidir. Şehrin içinde döner, mantı, kebap gibi yemekleri restoranlarda yemek bulabilirsiniz. Arzu ettiğiniz takdirde bir balık restoranında uzun uzun oturup buradan çıkan balıklardan lezzetli bir sofra oluşturabilirsiniz.

Ağva Şile İstanbul

Şehir merkezinde yaklaşık 15 dakika dolaştıktan sonra, bize ayrılan serbest zaman da dolduğundan, bizi beklemekte olan tur otobüsüne gidiyorum. Bütün katılımcıların yerlerini almalarıyla İstanbul’a dönüş yolculuğu başlıyor.

1,095 total views, no views today

Share

Sapanca-Sakarya’nın saklı Cenneti

 

İstanbul’dan Ankara’ya, paralı Anadolu Otoyolu ile giderken, İzmit’ten sonra içine daldığımız ağaç denizi birden yoğunlaşır ve sağ taraftaki dağlar bin bir çeşit ağaç ve çiçeklerle donatılmış olarak karşımıza çıkar. Derken, sol tarafımızda da, doğanın yeşili ile bütünleşmiş masmavi bir göl, adeta cennetten çıkmış bir su denizi beliriverir.

Sapanca Sakarya

Burası, İstanbul’dan yaklaşık 150 km uzaklıkta, Adapazarı’nın şirin ilçelerinden biri olan Sapanca’ya ait Sapanca Gölü’dür. Etrafı, her türlü ağaç ve bitki deniziyle çevrili olan Sapanca Gölünün manzarası oldukça görkemlidir. Otoyoldan geçenleri hayranlıkla seyrettiği Sapanca Gölü, kendisine bakanları adeta davet eder.

Bir an için gözlerinizi kapatın… Sessiz, sakin, yemyeşil bir ağaç deniziyle kucaklaşmış masalımsı ve masmavi bir göl ve gökyüzü hayal edin. Şehirden ve stresinden, yoğun trafiği ve çalışma temposundan uzaksınız…

Sapanca Sakarya

Kuş cıvıltıları arasında, çiçeklerin ve ağaçların etrafa yaydıkları huzur verici ve dinlendirici kokular arasında, hamağınızda kitabınızı okuyor ya da uyuyorsunuz. İstediğiniz zaman sapanca Gölü kıyısına inerek, göle hâkim bir salaş kâffede demli çayınızı yudumlarken, masmavi gölde gözlerinizi ve gönlünüzü dinlendirme olanağı bulursunuz. Her hafta sonu bu keyfi yaşamak için can atıyorsunuz…

İşte SAPANCA BUDUR…

Sapanca Sakarya

İstanbul-Ankara yolculuklarımızda sıkça uğradığımız Sapanca’da yerel yönetimler güzel bir düzenleme gerçekleştirmiş göl kıyısında. Doğanın bin bir türlü yeşilliği ile gölün maviliği bir araya gelince, göl çevresinde cennetten köşeler oluşmuş.  Sapanca’nın iklim özellikleri ve toprak yapısı sayesinde, göl çevresinde ve dağ yamaçlarında zengin bir flora oluşmuş.

Sapanca Sakarya

Az tuzlu toprak ve havadaki nem ile yeterli ve uygun güneş ışığı, bu bölgedeki zengin flora yapısı için en ideal ortamı oluşturmuş. Böylelikle; bitkiler daha canlı ve parlak, sağlıklı ve iri yapraklı gelişerek, gıpta edilecek bir orman denizi oluşturmuşlar. 100 den fazla değişik ağaç ve bitki türünün bulunduğu Sapanca Gölünün çevresindeki orman denizi, yazlık konutları bağrına basmış, sarmış, sarmalamış ve görünmez olmalarını sağlamış. Anadolu Otoyolundan geçenler tarafından görülmeyen yazlık konutlar çevreye doğal uyum sağlamışlar.

Sapanca Sakarya

Flora zenginliği içindeki konutlar adeta yok olmuşlar. Göl ün çevresinden de bakıldığında, turistik tesisler dışında, bir yapılanma gözünüze çarpmaz. Kendinizi yalnızca bir orman denizi içinde zannedersiniz. Sapanca’nın zengin ve göz alıcı bitki varlığı (florası) içinde; kayın, gürgen, kestane, ıhlamur ve çınar gibi geniş yapraklı ağaçlar ile kızılçam, karaçam, ladin, mavi çam sadece birkaç örnektir.

Bunların dışında; ceviz, incir, erik, elma… Gibi meyve ağaçları da yerini alıyor. Ağaçların dışında, binlerce süs bitkisi de bitki topluluğunu taçlandırıyor. Göl çevresinde ve ilçe genelinde pek çok botanik bahçesinin bulunduğunu öğreniyoruz. Sapanca’ya gelen ve doğaya meraklı konuklar, Sapanca yöresindeki bitki varlığı, çeşitliliği konusundaki bilgilerini tazeledikleri gibi beğendikleri ya da bulmakta zorluk çektikleri süs bitkilerini de uygun fiyatlarla alma fırsatını yakalamış oluyorlar.

Sapanca Sakarya

Sapanca Gölü, sakinliğinin ve huzur verici yapısının yanı sıra, spor etkinliklerinin de yapılabildiği bir yapıya sahiptir. Kıyıda, sıralanmış olarak bekleyen deniz bisikletleriyle, gölde keyifli bir gezinti yapabileceğiniz gibi, eşiniz ya da sevgilinizle bir kayık kiralayarak romantik bir göl gezintisi de yapabilirsiniz. Bir ya da iki gün konaklamak üzere gelenler; getirebildikleri dağ bisikletleriyle, hoş kokular yayan zengin bitki topluluğu içinde pedal çevirebilirler.

Sapanca Sakarya

Rahat bir çift yürüyüş ayakkabısı getirebilenler, bin bir çeşit bitki, ağaç ve çiçeklerin arasında yürüyüş yapabilirler. Bu yürüyüşler sırasında küçük dere ve hendekleri atlayarak geçebilir, ağaçların dallarında, daldan dala atlayan sincapların peşinden giderken ciğerlerinizi oksijenle doldurabilirsiniz.

Birkaç gün konaklamak üzere Sapanca’ya gelenler; ucuz pansiyonlardan yararlanabilecekleri gibi, süper lüks otellerde de konaklayabilirler. Bunlardan biri de Güral sapanca’dır.

884 total views, 2 views today

Share