Matematik üst dillerden biridir. Kısmi bir yazı sistemi olarak kalmış olmasına rağmen dünyanın en baskın dilidir Matematik. Neredeyse tüm ülkeler,şirketler, örgütler ve kurumlar, İngilizce ve Türkçe gibi, hangi tam dili konuşuyor olurlarsa olsunlar, veri kaydetmek ve işlemek için matematiksel yazı dilini kullanırlar.

Mutluluk”, ”Yoksulluk sınırı”, ”Ülkenin büyüme rakamları”, ”Kredi notu” gibi yüzlerce araştırma ve istatikler toplumun önemli bir kesimini anlamamızı sağlar. Bütün bu araştırmaların kökeninde olaylara farklı bir referans çerçevesinden bakma isteği yatar. Hadi biz buna günlük dilde ”Empati” diyelim. Matematikçiler Referans Çerçeveleri tanımlaması yerine Koordinat Sistemleri tanımlamasını kullanıyorlar.

manistik-insancıl yaklaşımın önemli kurucularından biri olan Amerikalı psikolog Carl Ransom Rogers’e  göre empati; ”bir kişinin kendisini bir başkasının yerine koyarak, olaylara onun bakış açısından bakması, onun duygu ve düşüncelerini de anlamaya çalıştığını göstermesidir.” Biçiminde tanımlanmış.

Kopernik (Coprnicus), Bruno ve Galileo gibi bilim adamlarına gelinceye kadar, Yer Merkezli Evren Modeli geçerliydi. Evrenin merkezi Yer olunca, Yer çevresindeki kat kat tabakalarda Cennet ve Cehenneme de yer bulunabiliyordu. Dönemin din adamları ve Papalık, Yer çevresindeki göklerde bulunan Cennetin anahtarlarını satarak, pek çok paralar da kazanıyorlardı.

Modern Fiziğin ve teleskopik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamı Galile (Galileo), 1618 de yazdığı ”İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı kitabında Yer Merkezli Evren Modelinin referans çerçevesini değiştirdiği için dönemin engizisyon mahkemeleri tarafından yargılanmıştı. 70 yaşında önce ölüm cezasına, sonra da hapis cezasına çarptırılan Galile’nin gözleri kör olmuş ve 1642 yılında ölmüştü.

Verdiğim örneklemede de görülüyor ki, seçeceğiniz koordinat sistemleri, bazen hayati önem taşımaktadır. Herhangi bir işyerine, iş istemek için başvuruda bulunduğumuzda, referanslarınız var mı?” sorusuyla karşılaşırız. Bizden, bizimle ilgili olarak; kariyerimizi, iş disiplinimizi, çalışkanlığımızı ve yaratıcılığımızı gözlemlemiş olan birinin ya da bir şirketin kendilerine ulaştırabileceği bir karneden söz edilmektedir.

Biz, kendimizin seçtiği bir koordinat sisteminden olaylara bakarak kendimizi değerlendirmeye alırız. Oysa, bize karne ya da referans verecek olanlar, bizden farklı olan koordinat sistemleridir. Bu nedenle, bizimle ilgili bulguları da bizden farklı olacaktır.

Sözgelimi, Fizik dersindeki öğretmen, elindeki tebeşiri serbest bıraktıktan sonra öğrencilere dönerek; ”Çocuklar; tebeşir mi Yer’e düşmektedir, yoksa Yer mi tebeşire düşmektedir?” sorusunu sormuş olsun.

Öğrencilerin büyük bir bölümü, olaya kendi koordinat sistemi olan Yer referans çerçevesinden bakacağı için tebeşir yere düşmektedir öğretmenim” diyeceklerdir. Böyle bir yanıt üzerine öğretmen ”çocuklar, bana  bir sorunuz olmayacak mı?” dedikten sonra, ”olay hangi referans çerçevesine göre değerlendirilecektir? sorusunu sormalıydınız bana” diyecektir.

Öğrenciler, Yerçekim Kuvveti ile yere bağlı olduklarından, koordinat sistemleri Yer Koordinat sistemidir. Bu durumda Yer durgun, tebeşir hareketlidir. ”Tebeşir Yer’e düşmektedir.” yanıtı doğru olacaktır.

Bazı öğrenciler öğretmene ”Öğretmenim, tebeşiri koordinat sistemi seçersek, yani kendimizi tebeşire emniyet kemeri ile bağlarsak, tebeşirin hareketini göremeyeceğimiz için, Yer tebeşirin üstüne düşecektir.” yanıtını vereceklerdir.

Fizik derslerinde, hareket konusu işlenirken; ”Bağıl Konum ve Bağıl Hız” kavramlarından söz ederiz. 20 m/s lik hızın bir anlamının olamayacağını anlatmaya çalışırız. Sözü edilen hız vektörünün hangi koordinat sisteminde verildiğini öğrenmeye çalışırız.

Yer koordinat sisteminde belirlenen 20 m/s lik hızın; akıntılı bir nehirdeki Suya Göre Hızının ya da hareketli bir Trene Göre Hızının aynı olamayacağını vurgularız.

Sosyal yaşam ile bağlantı kurmaya kalktığımızda; farklı referans çerçevelerinin farklı kişileri temsil edebileceği gibi farklı ülkeleri de temsil edebileceğini vurgulamamız gerekir. Böylelikle bir evrensel kümede çok fazla sayıda referans çerçevesi bulunabileceğini, bunun bir ülkede pek çok farklı düşünceye karşılık olduğunu vurgularız. Kendi düşüncelerimizi ya da modelimizi dayatmanın yanlış olduğunu matematiğin dili ile anlatmaya çalışırız.

460 total views, 1 views today

Share