13. İstanbul Bienali (20)

13. İstanbul Bienali (82)İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) 1987 yılından bu yana, farklı kültürlerden sanatçılar ve izleyiciler arasında görsel sanatlar alanında İstanbul’da bir buluşma noktası oluşturmayı amaçlayan İstanbul Bienali’ni düzenliyor. İKSV’nin şimdiye dek düzenlemiş olduğu onbir bienal, her iki yılda bir güncel sanatın yeni eğilimlerini bir araya getirerek izleyiciye sunarken, yurtiçi ve yurtdışındaki sanat çevreleri, sanatçı, küratör ve eleştirmenler arasında uluslararası bir kültür ağının kurulmasına olanak sağladı. 13. İstanbul Bienali (87)Venedik, Sao Paulo, Sydney bienalleri gibi benzerleri arasında bugün en prestijlilerinden biri olarak kabul edilen İstanbul Bienali, ulusal temsil modeli yerine, sanatçıların yapıtları aracılığıyla birbirleri ve izleyici ile diyaloğunu sağlayan bir sergi modelini tercih ediyor. Uluslararası bir danışma kurulu aracılığı ile belirlenen bienal küratörü, geliştirdiği kavramsal çerçeveye uygun olarak çeşitli sanatçı ve projeleri sergiye davet ediyor. 13. İstanbul Bienali (88)Uluslararası danışma kurulu 13. İstanbul Bienali’nin kuratörü olarak Fulya Erdemci’yi seçmiş. Bugün ülkemizde ve bulunduğumuz coğrafyada düzenlenen en geniş çaplı uluslararası sanat sergisi olma özelliği taşıyan İstanbul Bienali, sadece Türkiye’den değil birçok farklı ülkeden güncel sanatçının uluslararası alanda tanınmaları ve çeşitli etkinliklere davet edilmeleri konusunda önemli bir rol oynuyor. 13. İstanbul Bienali (15)Bienal kapsamındaki sergiler ve sergi kapsamında düzenlenen, eşzamanlı çeviri düzeninde uygulanan panel, konferans ve atölye çalışmaları sayesinde, hem genel izleyiciye hem de sanat öğrencilerine dünyadaki sanatsal gelişmeleri ve güncel tartışmaları izleme ve bu yolla tamamlayıcı bir eğitim olanağı da sunuluyor. “Anne, ben barbar mıyım?” başlığını şair Lale Müldür’ün aynı adlı kitabından alan 13. İstanbul Bienali, politik bir forum olarak kamusal alan fikrine odaklanmış. 13. İstanbul Bienali (22)Bienalde sanat aracılığıyla “kamusallık” kavramını yeniden düşünme imkânı yaratmayı, yeni düşünce ve hayal gücü kanalları açmayı ve tartışma zemininin yaratılmasına katkıda bulunmayı hedefleyen işler yer almış.

Kuratör Fulya Erdemci bienalin içeriğini şöyle açıklamış.

13. İstanbul Bienali için, Gezi Parkı, Taksim Meydanı, Tarlabaşı Bulvarı, Karaköy ve Sulukule mahallesi gibi kentteki en tartışmalı -ve de bienalin varlığıyla soylulaştırma tehlikesi olmayan- kentsel mekânlara odaklanmıştık. Gezi olaylarının öncesinde kentsel kamusal mekânlara müdahale eden pek çok proje gerçekleştirmeyi planlamıştık. 13. İstanbul Bienali (24)Ama vatandaşlarının özgür ifadelerine izin vermeyen otoriteden alacağımız izinle sokaklarda sanat projeleri gerçekleştirmenin ne demek olduğunu sorguladığımızda, bağlamın tamamen değişerek bu projelerin ortaya çıkış nedenlerini ötelediklerini gördük. Bu açıdan, kamusal alan sorunsalını irdeleyen bu projeleri bu koşullarda gerçekleştirmenin onların varlık nedenleri ile çelişebileceğine karar verdik. 13. İstanbul Bienali (39)Ve bu doğrultuda gerçekleştirilmemelerinin daha anlamlı bir öneri olduğuna kanaat getirdik ve kentsel kamusal mekânlardan çekilme kararı aldık. Gezi’den önce sergiyi yapılandırdığım sırada, sokaklarda gerçekleşen spontane ya da protest sanatsal eylem ve performansları sipariş etmek veya sergiye dâhil etmek gibi bir niyetim yoktu; 13. İstanbul Bienali (44)çünkü bu tür sanatsal müdahalelerin karşı durdukları ya da sorguladıkları kurumsal çerçeve tarafından ehlileştirilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Öte yandan, bu tür çalışmaları belirli bir çerçevenin içine sokmadan ve sermayeleştirmeden onlara işaret etmenin mümkün olduğu kanısındaydım. Buradan hareketle, kentsel kamusal mekânlardan çekilerek, yani varlığı yoklukla imleyerek, Gezi direnişiyle birlikte açılan özgürlük alanına, yaratıcı ve katılımcı eylem ve forumlara katkıda bulunabileceğimizi düşünüyorum. 13. İstanbul Bienali’nin sponsoru Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç basın bülteni ve görsel medyadaki duyurularla,, tüm sanatseverleri sergileri görmeye çağırıyor. Mustafa V. Koç, “Koç Holding olarak çağdaş sanata verdiğimiz destekten ve geri dönüşünden çok memnunuz.13. İstanbul Bienali (47) Pekçok anlamda önemli bir kültür merkezi olan İstanbul’un çağdaş sanat alanında da söz sahibi hale gelmesi bizim en büyük gurur kaynağımız” dedi. Bu yılki İstanbul Bienali’nin İKSV ’nin özverisi ve sponsorların desteği ile ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini belirten Koç, tüm sanatseverleri “Davetlimizsiniz” diyerek 13. İstanbul Bienali’ne davet ediyor. 14 Eylül Cumartesi günü kapılarını açan 13. İstanbul Bienali sergi mekânları, Pazartesi günlerinde kapalı olup, diğer günler, Bienal sergi mekânları, 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilecek.Sergi mekanlarına gelince; Antrepo No.3 (Meclis-i Mebusan Caddesi, Liman İşletmeleri Sahası, Karaköy), Galata Özel Rum İlköğretim Okulu (Kemeraltı Cad. No:25 Galata, İstanbul), ARTER – sanat için alan (İstiklal Caddesi No: 211, Beyoğlu), SALT Beyoğlu (İstiklal Caddesi 136, Beyoğlu), 5533 (İMÇ 5. Blok, No:5533, Unkapanı)

Kaynaklar:
1) tr.wikipedia.org/wiki/İstanbul_Bienali‎

2) 13b.iksv.org/

3) www.koc.com.tr/tr-tr/koc-gundem/…/BB-Bienal-13092013-Final.pdf‎

2,759 total views, 2 views today

Share