İstanbul Müzeleri ve Rahmi M. Koç Müzeciliği

Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerler olarak tanımlayabileceğimiz müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar.

Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir. Halkın beğenisinin yü­kselmesi ve eğitimi için de önemli katkıları vardır. Böylelikle, toplum yararına sürekli yönetilen kurumlar haline gelmişlerdir. Diğer bir deyişle, müzelerin iki önemli konusu vardır. Koleksiyonları sergilemek ve eğitim. Günümüzdeki müzelerin, özelikle özel müzelerin büyük bir bölümü etkinliklerini eğitim ve konferanslarla tamamlamaktadır.

Müzeler, tarihte önemli yeri olan veya günlük hayatta her zaman kullanılan ve bahsedilen Objelerin gerçeklerini görme imkânını bizlere sunduğu için önemlidir. Çağdaş bir müze, sadece bir grup objenin deposu olmanın ötesinde, ziyaretçilerinin de yardımıyla, devamlı değişen ve gelişen dinamik bir yapı sergiler. Eğitim” çağdaş bir müzenin en  önemli görevidir ve müzeler örgün eğitim kurumları olan okullara alternatif oluşturan yaygın eğitim kurumlarıdır.

Günümüzde ülkelerin kalkınmışlıkları ve güvenirlikleri sahip oldukları müzeler ve sanatçılarla ölçülmektedir. Bu konuda özellikle İstanbul önemli atılımlar gerçekleştirmiş durumdadır. İstanbul Modern sanat Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul Pera Müzesi, Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Dolmabahçe sarayı Müzesi, Küçüksu kasrı Müzesi, Beylerbeyi Sarayı Müzesi gibi onlarca müze İstanbul’un Bir Dünya kenti olmasını sağlamıştır.

Rahmi M. Koç Müzesi ve eğitim

Günümüzde ulaşım ve iletişim araçları, nasıl çalıştıkları konu­sunda hiç bir ipucu vermeyen “kara kutular” gibidir. Yapıları ve çalışma sistemleri bilinmediği gibi anlaşılamamaktadır. Ancak bu araçların ataları çok daha basit ve şeffaf bir şekilde tasarlandıklarından bunlar incelenerek ulaşım ve iletişim araçlarının gelişimlerini anla­mak mümkün olmamaktadır. Bir otomobildeki kavrama pedalı, vites kutusu ve dişliler arasındaki bağlantıyı anlamanın yolu, otomobilin bu kısmını açık hale getirmekten geçer. 

Rahmi M. Koç tarafından kurulan Rahmi M. Koç Müzesi, Türkiye’de sanayi, ulaşım ve iletişim tarihine adanmış ilk ve tek müzedir. . Dolayısıyla, Rahmi M. Koç Müzesi’nin zengin koleksiyonu bu konuda ideal bir kaynak teşkil etmektedir. Günümüz teknolojilerinin atası olan bu basit araçları anlamak kolaylaşmaktadır. Rahmi M. Koç Müzesi 2002-2003 eğitim yılında Türkiye’de ilk kez uygulamaya konulan sistemli bir “Müze-Eğitim” Programına Vehbi Koç Vakfı Koç Özel İlköğretim Okulu ile birlikte imza atmış. Bu program sayesinde öğrenciler müzeyi büyük gruplar halinde, alelacele, hiçbir şey anlamadan gezmek yerine, müze koleksiyonunun hangi müfredat konularına hitap ettiğinin bilincinde olarak gezdirilmektedir. Böylelikle maksimim verim elde edilmektedir.  

721 total views, 3 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir