İstanbul’da Erguvanlar Çiçek Açtı

Şu günlerdeyse İstanbul Boğazı’nın her iki yakasını da pembemsi renkleriyle çepeçevre saran erguvanlar şenlendiriyor. İstanbul’un önemli simgelerinden olan erguvan çiçeği, eşsiz Boğaziçi’nde yeşilin üstündeki mor salkımlarıyla tarifsiz bir renk cümbüşü sunuyor.

Erguvan, İstanbul’u, özellikle de İstanbul boğazını bahar aylarında kendine has mor rengine büründürür. Öyle güzellerdir ki, İstanbul’un bir rengi var ise bu erguvandır diyor erguvan sevenler. Ben de katılıyorum bu görüşe. Gövdesinin her tarafından fışkıran eflatundan pembeye doğru süzülen çiçekleri, insana hayatı müjdeler. İstanbul’un pek çok mezarlığında boy veren erguvanlar ölüm mekânlarında da hayatı anlatır. Bizans ve Hristiyanlığın önemli imgelerindendir erguvan ağaçları ve çiçeklerinin renkleri.

İstanbul’un bir başka markasıdır erguvanlar. İstanbul Boğazı’nın en güzel zamanlarından biri de erguvanların açtığı bahar aylarıdır. Baharda pembe erguvanlar, mor salkımlar yeşilin üzerinde tarifsiz bir renk cümbüşü sunar. Erguvan İstanbul var olduğundan beri Boğaziçi kıyılarında, korularında ve parklarında yaşar.

Tekrar hatırlıyor ve hatırlatıyorum. Nisan ayları İstanbul’da erguvan vaktidir. Çıkın küçük Boğaziçi turlarına. Erguvan şenliğinin keyfini yaşayın, ruhunuz arınsın bütün olumsuzluklardan. Çıkın, parklara gidin ve bir Boğaziçi turuna katılın seyredin erguvanları. İnanın yaşama sevinciniz artacak ve hayata sımsıkı tutunacak ve kendinizi daha direngen hissedeceksiniz.

İstanbul

Erguvan ağaçları 10 metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, dalları çalı görünümünde olan ağaçlardır. Tohumlarından bile yetiştirilme olanakları vardır. Erguvan ağaçlarının çiçeklendiği günler, bayram günleridir İstanbul için. Erguvanlardan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi şairleri de ilham almış. Benim gibi, erguvanlardan etkilenen ”Abdullah Kartal” adındaki bir şairimizden bir dörtlüğü aşağıya alıyorum.

İstanbul baştanbaşa hayallerle dolsun…

Kız kulesi boğaza karşı selama dursun,

Ellerin ellerimde özlemler son bulsun,

Gönül Gönül’e yürüyelim seninle bu yolu,

Erguvanlar açtığında yeniden dolaşalım İstanbul’u…

İstanbul

Efsaneye göre, İsa’nın ihanet eden havarisi Yahuda kendini erguvan ağacına asmış. Önceleri beyaz olan erguvan çiçeği, utançtan rengini değiştirmiş. Baharda eflatundan pembeye doğru süzülen erguvan çiçekleri, kısa süren renk cümbüşü ve ani, hüzünlü kayboluşuyla edebiyatçılara göre de Boğaziçi’nin utangaç süsü olarak anılıyor.

Bizans İmparatorluğu’nda da önemli bir yer edinmiş erguvanlar. Bizans imparatorları Sultanahmet’teki Büyük Saray’ın “Mor Odası”nda doğar, “erguvan” kaftan giyerlerdi. Erguvan moru Bizans hükümdarlarının kıyafetlerinde kullanılan bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisiydi; imparator dışında hiç kimse mor kaftan giyemez ve pelerin takmasına izin verilmezdi.

Küçük Çamlıca İstanbul

Bursa’nın köklü geçmişinden bugünlere ulaşan simgelerinden biri olan erguvan ağacı; dayanışma, hoşgörü, sevgi ve kardeşliğin simgesi olarak yüzyıllar boyunca düzenlenen bir şenliğe adını vermiştir. 14. yüzyıldan günümüze kadar asırlarca bir ağaç adına bayram düzenleyen başka bir ulus yok gibidir. Geçmişte düzenlenen şenliklerden birine şahit olduğu anlaşılan Evliya Çelebi Erguvan Şenliği’ni şöyle anlatıyor. Yılda bir kez Emirsultan’da, Erguvan Töreni’ düzenlenir. Her taraftan insan denizi gibi insanlar toplanır ki, bu kalabalık töreni anlatmakta kalem yetersizdir. Böyle bir tören ancak Emir Sultan sevgisi ile olur.” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle, “… Bizim iklimde gülden sonra bayramı yapılacak bir çiçek varsa, o da erguvandır. Osmanlı döneminde baharın müjdeleyicisidir.”

Baharın müjdeleyicisi olarak da bilinen erguvan ağacı etrafında, Bursa’da yaşayan velilerden Emir Sultan hazretlerinin 15. yüzyılda sevenleriyle birlikte sohbet yapması halk tarafından manevi bayram olarak kabul edilmiş ve 500 yıldır sürdürülen ve turistik açıdan da ilgi çeken bu gelenek Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin katkıları ile devam ettirilmektedir. Düzenlenen törenlerde geleneksel hale gelen Emir Sultan Meydanı’na her yıl erguvan fidanları dikilmektedir.

Küçük Çamlıca Korusu İstanbul

İstanbul’un bir başka markasıdır erguvanlar. İstanbul Boğazı’nın en güzel zamanlarından biri de erguvanların açtığı bahar aylarıdır. Baharda pembe erguvanlar, mor salkımlar yeşilin üzerinde tarifsiz bir renk cümbüşü sunar. Erguvan İstanbul var olduğundan beri Boğaziçi kıyılarında, korularında ve parklarında yaşar.

Tekrar hatırlıyor ve hatırlatıyorum. Nisan ayları İstanbul’da erguvan vaktidir. Çıkın küçük Boğaziçi turlarına. Erguvan şenliğinin keyfini yaşayın, ruhunuz arınsın bütün olumsuzluklardan. Çıkın, parklara gidin ve bir Boğaziçi turuna katılın seyredin erguvanları. İnanın yaşama sevinciniz artacak ve hayata sımsıkı tutunacak ve kendinizi daha direngen hissedeceksiniz.

Fatih Korusu Beykoz İstanbul

Baharın gelmesiyle birlikte İstanbul rengârenk çiçekleriyle, bu çiçeklerin yer aldığı parkları ve korularıyla göz kamaştırmaya başladı. İstanbul’un her tarafını laleler, nergisler, ıhlamurlar, mor salkımlar süslüyor. İstanbullular da farklı çiçeklerin renk cümbüşüne tanıklık ediyor. Ancak, bu renk cümbüşü içerisinde erguvanların yeri bir başka.

454 total views, 7 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir