Lizbon-Kaşifler Şehrinde ilk gün

 

                                                                                 9 Şubat 2018 öğleden sonra, Lizbon Portekiz…

Neredeyse iki yıldır gitmek için birçok proje yaptığımız bir şehir olan Lizbon’dayız nihayet. Kaşifler diyarı Portekiz’in başkenti Lizbon tarihi yapılarıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almış. Binaları mavi seramiklerle, kaldırımları ve meydanları ise taş ve seramik mozayiklerle süslü bu şehir her övgüyü hak ediyor. Beyaza yıkanmış binaları, kızıl çatıları, sarı renkli nostalji tramvaylarıyla herkesi büyüleyecek güzellikte bulduk Liznon’u…

İki yıldır Lizbon’a gelmek için birçok proje yapmıştık. Otellerinde yer ayırttık, uygun ücretli uçak bileti bulamadık. Uçak bileti bulduğumuz zamanda da ekonomik konaklama yeri bulamadık. Tam ümidimizi kesmiştik ki Cafetur ’un promosyonlu bir turu ile karşılaştık.  9-12 Şubat tarihleri arasında düzenlediği bu etkinlik dikkatimizi çekti. Üstelik 9 Şubat eşimin doğum günüydü.  

Pombal Meydanı Lizbon

Cafetur bize özel program yaptı. Bizi İstanbul’dan alıp Lizbon’da seçtiğimiz Otel HF FENİX’e kadar bütün transferleri sağlayacak ve aynı şekilde dönmemizi sağlayacaktı. Bir bakıma ulaşımınızı sağlıyordu. Biz Liberdade olarak bilinen Özgürlük Bulvarının kuzey ucunda bulunan Pombal Meydanı çevresindeki Hotel Fenix Lisboa’yı seçtik. Ulaşım, otel kahvaltı ücretlerinin tamamı kişi başı 1200 TL olup, çok ekonomik bir seyahat sunuyordu Cafetur. Bir taşla birkaç kuş vurmak buna denirdi. Mutlu olmuştuk. Bize özel Turu hemen satın aldık. Lizbon’da özgür dolaşacaktık.

Portekiz’in başkenti olan Lizbon, aynı zamanda Avrupa’nın en renkli başkentlerinden birisidir demişti Google Baba. İber Yarımadasının önemli finans ve ekonomi merkezi olarak biliniyormuş. Ülkenin en kalabalık şehri olan Lizbon, aynı zamanda Portekiz’in en zengin şehriymiş de. Lizbon da, Roma ve İstanbul gibi, yedi tepe üzerine kurulmuş. Tagus/Tajo Nehri’nin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü bölümünde yer alıyor. 1260 yılından beri Portekiz’in başkenti olan şehir, 16. Yüzyılda, Portekiz İmparatorluğu döneminde en ihtişamlı dönemini yaşamış.

1932-1968 yılları arasında 36 yıl boyunca diktatör Salazar tarafından yönetilmiş Portekiz. 1968 yılında felç geçiren Salazar o güne kadar koltuğunu bırakmamış, adeta yapışmış. 1974 yılındaki Karanfil Devrimi ile Portekiz’de diktatörlük ve sömürgelerindeki savaşlar bitmiş. Portekiz tarihinin yeni bir dönemi başlamış. Portekizliler bu özgürlüğün tadını çıkarıyor. Gelen konuklarına da bunu hissettiriyorlar.

Özgürlük Bulvarı (Liberdade) Lizbon

Yerel saatle 15,40’da indiğimiz Lizbon hava alanından otelimize ulaşıp, kaydımızı yaptırmak ve yerleşmek saat 16,45’i buldu. Saat 17.00’de otelden çıkarak Pombal Meydanına giriş yaptık. Meydan Portekiz tarihinin en önemli kişilerinden biri olan Marques de Pombal’ın ismini taşıyor. Merkezinde 1755 yılındaki depremden sonra kentin yeniden yapılandırılmasından sorumlu olan Marquês de Pombal’ın onuruna yapılan muhteşem anıt bulunuyor. Bu anıtın üstündeki Marquês de Pombal elini, iktidarının sembolü olarak, aslanın üzerine koymuş ve başyapıtı olan Lizbon şehrine Özgürlük Bulvarı (Liberdade) boyunca bakıyordu.

1755 yılındaki büyük depremde Lizbon’un neredeyse tamamına yakını yıkılmış, yerle bir olmuş. Öylesine büyük bir yıkım olmuş ki şehri gören Fransız yazar ve filozof Voltaire, böyle bir yıkıma kayıtsız kalmakla suçladığı Tanrının varlığından şüphe duyacak kadar ileri gitmiş. Yıkım sonrası dönemde Kral I. Jose ’nin en önem verdiği bakanı olan I. Pombal Markizi, kraldan bütün yetkileri aldıktan sonra bir yıl içinde Lizbon’u yeni baştan inşa etmiş. Ayrıca hukuk, ekonomi ve ticarette reformlar yapmış.

Özgürlük Bulvarı (Liberdade) Lizbon

Pombal Meydanının kuzeyinde, şehir merkezinin en güzel yeşil alanlarından biri, Eduardo VII Parkı bulunuyor. 260 dönüm büyüklüğündeki bu park, 1903 yılında Portekiz’i ziyaret eden İngiltere Kralı 7. Eduardo ’nun hatıra parkı olarak düşünülmüş ve yapılmış.

Eduardo VII Parkı Lizbon

Başlangıçta çeşitli bitki türlerini barındırmak için düşünülen park alanı, neredeyse bir müzeye dönüşmüş.  Burada beş kıtadan bitki ve çiçekler içeren bir sera da bulabilirsiniz. Göller, çeşmeler ve heykeller bu alanı süslüyor.  Fransa’daki saray bahçelerinden esinlenildiği söylenmektedir. Hafta sonlarında Lizbonlular için vazgeçilmez piknik alanlarından biri olmuş.

7. Eduardo Parkının ziyaretini bir sonraki güne bırakarak Liberdade olarak bilinen Özgürlük Bulvarına giriyoruz. Yürümeye başlar başlamaz İki tarafının kestane ve palmiye ağaçlarıyla süslü olduğunu görüyoruz. Paris’in en meşhur ve görkemli bulvarı olan Champs Elysees Bulvarına benzetiyoruz Avenue da Liberdade’yi. Lizbon’un eski şehir mahalleleri olan Bairro Alto ve Alfama’nın arasından geçen bulvarın iki yanında bütün dünya markalarının mağazaları bulunuyor. Eşim ilgi gösteriyor fakat çabuk vazgeçiyor. Görülecek çok yer var.

Özgürlük Bulvarı (Liberdade) Lizbon

Yaklaşık 1500 metre uzunluğundaki bulvarın güney ucuna doğru fotoğraflar çekerek ilerliyoruz. 100 metre genişliğindeki Özgürlük Bulvarı aynı zamanda bir keyif bulvarı tadında… Lizbon’u yeniden inşa eden I. Pombal Markizi 250 yıl sonrasını, günümüzün trafik akışını da hayal edebilmiş o günlerde. Tasarımlarını öyle planlamış.

Yaklaşık 30 dakika sonra bulvarın güney ucundaki meydana, Restauradores Square’a ulaşıyoruz. Meydanın ortasında Monumento dos Restauradores olarak bilinen tarihi bir anıt bulunuyor. Bu anıtın üzerinde, Portekiz’in İspanya’ya karşı 1640 yılında bağımsızlığını kazandığı savaşta ölenlerin anılarını yaşatmak için, savaşın geçtiği yerler ve tarihleri yazılmış.

Restauradores Meydanı

Meydanı keşfedip, fotoğrafladıktan sonra güney doğusundaki eski Lizbon’un en önemli ve en büyük meydanı Rossio ’ya geçiş yapıyoruz…

1,005 total views, 1 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir