Sütlüce ve Haliç Kongre Merkezi İstanbul

 

İlk kez 1961 yılında tanıştığım İstanbul benim için dünyanın birinci harikasıdır. Öyledir çünkü başka türlü dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük üç imparatorluğa başkentlik yapamazdı. Başta Doğu Roma İmparatorluğu olmak üzere Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları 1600 yıl boyunca dünyayı yönetmişler. Bu üç imparatorluğun en büyük zenginlik kaynaklarından biri de Altın Boynuz olarak da tanımlanan Haliç’tir. Bu nedenle, Boğaziçi’nin yanı sıra Haliç ve kıyılarına da ayrı bir düşkünlüğüm vardır. Fırsat buldukça Eyüp iskelesinden bindiğim İstanbul deniz otobüsleriyle Haliç kıyısındaki iskelelere uğrayarak Eminönü’ne, bazen de Üsküdar’a kadar gider gelirim.

Haliç Eyüp İskelesi

Haliç’in; doğal bir liman olmasının yanı sıra, sunduğu zenginlik kaynaklarından biri de barındırdığı balıklar, özellikle palamutlardır. Antik tarihçilere göre, Ege ile Karadeniz arasındaki akıntılar, palamut başta olmak üzere, balık sürülerini Haliç’e girmeye zorlamaktadır. Bu nedenle, Haliç’te elle bile balık tutulabilmektedir. Günümüzde de; Galata Köprüsü, Atatürk Köprüsü ve Haliç Köprüsü üzerinde, günün her saatinde amatör balıkçıları görmek mümkündür. Birkaç saat içerisinde, kovalarını balıkla doldurup evin yolunu tutarlar.

Coğrafi açıdan bakıldığında ise; Haliç ile İstanbul Boğazı arasında kalan Pera ya da ‘’Öteki Yaka’’ olarak adlandırılan Beyoğlu, Dicle ve Fırat Nehirlerinin arasında kalan Mezopotamya’ya benzer. Yunancada iki nehir arasındaki yer anlamına gelen Mezopotamya, medeniyetlerin beşiği olarak bilinmektedir. İstanbul’un önemli bir bölgesi de, Haliç ve Haliç’i besleyen Nehirler ile İstanbul Boğazı arasında kalan bir bölgede bulunur. Mezopotamya’dan sonra, Medeniyetlerin beşiği olarak yerini almıştır.

Haliç Kongre ve Kültür Merkezi

Eyüp İskelesinden bindiğim vapur yavaşça iskeleden uzaklaşıyor. Bu esnada Eyüp Sultan Camii ve çevresinin fotoğraflarını çekiyorum. Vapurumuz Eski Galata Köprüsüne doğru yaklaşırken, Piyerloti Tepesine ve eteklerindeki Eyüp Sultan mezarlığına bakıyorum. Derken Eyüp İskelesinin tam karşısında, öteki yakada bulunan Sütlüce Kongre ve Kültür Sarayı fotoğraf karelerime giriyor.

İstanbul’da birçok dev organizasyona ev sahipliği yapan Haliç Kongre Merkezi, Ulusal ve uluslararası her ölçekte farklı etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır. İstanbul’un deniz kıyısındaki tek kongre merkezi olan Haliç Kongre Merkezi, özgün mimarisi, sahile açılan ve tamamı gün ışığı alan geniş galeri ve dinlenmelik yerleri ile çeşitli organizasyonlarda tercih edilmektedir. İstanbul 4. Uluslararası Opera Festivali kapsamında, 25 Haziran 2013 günü saat 21,00’de, Rigoletto ile festivalin açılışı yapılacaktı. üniversite öğrencisi olduğum yıllarla öğretmenliğimin ilk yıllarında opera ve tiyatro delisi olan ben bu fırsatı kaçırmadım. Böylelikle Haliç Kongre ve Kültür merkezini de görmüş oldum.

Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’un en büyük hayvan kesimhanesi Sütlüce’de kurulmuş. Kesimhane 61 yıl hizmet verdikten sonra Haliç’te yarattıkları yüksek hava ve su kirliliğinden ötürü kapatılmış. Kesimhanenin kapatılması ile birlikte önemini yitirmiş olan Sütlüce; Haliç’teki kapsamlı temizleme çalışmasıyla birlikte MiniaTurk, Santral İstanbul ve Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi gibi yapıların yenilenmesiyle önem kazandı. Kâğıthane ile birlikte yükselen semtler arasına girdi. 

İlk kez, ”minia” türündeki bir uygulamayı, 1987 yılında Avusturya’nın Klagenfurt Eyaletinde görmüş ve başta Anıt Kabir olmak üzere; Ayasofya, Sultanahmet Camii gibi yapıların ”minia”larını görmek çok hoşuma gitmişti. MiniaTurk bir açık hava müzesi olarak kurulmuş. Parka giriş gişeleri parktan yüksekte kalacak şekilde konuşlandırılmış. Böylelikle, açık hava müzesi görünümündeki park, girişten biraz alçakta kalmış. Giriş, yüksek bir platform olarak tüm parkı üstten gözlemleme olanağı sağlamış, iyi olmuş. Panoramik fotoğraf  çekme kolaylığı sağlanmış.

MiniaTurk’u geride bırakarak Eski Galata Köprüsünü geçip, Sütlüce İskelesine yaklaşırken fotoğraf makinemle çok sayıda fotoğraf çekiyorum. Haliç gezisine çıkmadan önce de arşivimdeki bilgileri yanıma almıştım. Fotoğraf çekmekten fırsat buldukça bilgilerimi gözden geçiriyorum. Arşiv notlarıma göre; Sütlüce, İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’ne bağlı mahallelerden biridir. Kuzeyinde ve batısında Haliç, doğusunda Örnektepe, güneyinde ise Halıcıoğlu bulunmaktadır. 

Haliç Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi

Rahmi M. Koç Müzesi tarafından kurulan ve Hasköy-Sütlüce arasında seferler yapan trenler ile MiniaTurk, bu bölgeye olan ilginin artmasında başlıca etken oldular. Hasköy-Sütlüce arasındaki seferlerini sürdüren özlemli tren seferlerinde; lokomotifin makas değiştirmesinden, Haliç’in manzarasına, hatta 50 yıl öncesinin tıraş köpüğü reklamlarına kadar her detay yer alıyordu. İki istasyon arasındaki keyifli ve özlemli tren seferleri 15 dakika sürmektedir. Sütlüce İskelesinden uzaklaşıyor ve Haliç Köprüsü’nün altından geçerek Ayvansaray’a yöneliyoruz…

1,530 total views, 3 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir