Tarsus ve İnanç Turizmi 2

Yazının icadından günümüze kadar dünya üzerindeki bazı mekânlar; farklı kültür, uygarlık ve dinler arasında oluşan yakın ilişkilere ev sahipliği yapmıştır. Anadolu’da İslamiyete ait eserlerin yanı sıra çok sayıda sinagog ve kilise ve benzeri teolojik eserler yer almaktadır. Ulusal sınırları hesaba katmaksızın, dünyada meydana gelen teknolojik değişiklikler insanları bir araya getirmektedir.

Tarsusİnsanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları, her zamanki olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışında, dini inançlarını gerçekleştirmek ve inanç çekim merkezlerini görmek amacıyla yaptıkları turistik amaçlı gezilerin turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesi “İnanç Turizmi” olarak tanımlanmaktadır. İnanç Turizmi açısından önemli mekanlardan biri de Mersin İli’nin en büyük ilçesi olan Tarsus’tur.

St. Paul Kuyusu

TarsusTarsus kent merkezinde, Kızılmurat Mahallesinde yer alan St. Paul Kuyusu, Hristiyanlığın yayılmasında ve kurumsallaşmasında önemli bir yeri olan ve İncil’de “Müjdeleyici” olarak ismi geçen St. Paul’un doğduğu ve yaşadığı bir mekân olarak kabul görmektedir. M.S. 1. yüzyıl başlarında Tarsus’ta, o dönemde edinilebilecek en büyük haklardan olan Roma vatandaşlık hakkına sahip, Yahudi aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. O dönemde Tarsus’un zenginliği ve gelişmişliği kentin kültürel hayatına yansımış, dönemin felsefe okullarından birisi de Tarsus’ta kurulmuştur. St. Paul, ilk eğitimini Tarsus’ta almış, öğrenimini tamamlamak üzere gittiği Kudüs’te fikir ve düşüncelerini geliştirerek eğitimine devam etmiştir. Bu sürede Hristiyanlıkla tanışmış; başlangıçta Hristiyanlığa karşı başlayan saldırıların içinde yer almış ve uzun süre Hz. İsa’ya inananları inançlarından caydırmaya çalışmıştır.

Şam’a kaçan Hristiyanların peşinden giden St. Paul, rüyasında, Hz. İsa’yı görmesiyle Hristiyanlığı kabul etmiştir. St. Paul, hayatı boyunca, esir edilip ölünceye kadar Hristiyanlığın yayılması için çalışmış, bu amaçla üç büyük gezi düzenleyerek Roma İmparatorluk topraklarının büyük bir bölümünü dolaşmış, fikir ve düşünceleriyle sevilmiş ve sayılmış olup bu gayretleriyle de Hristiyan Kilisesinde önemli bir yere sahip olmuş ve St. Pier ile birlikte kilisenin kurucusu olarak kabul görmüştür. Hristiyanlığı yayma gezileri ve faaliyetlerinden rahatsız olan Romalılar O’nu tutuklayarak, yargılanması için Roma’ya götürmüşler ve kaynaklara göre M.S. 60 yıllarında burada ölmüştür.

Hristiyanlık sonrası yaşamının İncil’de yer almasıyla ölümsüzlüğe erişen St. Paul bugün Hristiyanlığın en büyük sembollerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Hristiyanlığı Yahudiliğin bir mezhebi olmaktan kurtarıp, dine şekil vererek kurallarını belirleyen ve ilk kiliselerin de kurucusu olduğu kabul edilen teorisyen ve felsefe adamı, Tarsuslu daha da önemlisi Anadolulu olarak tanınmakta, Hristiyanlık tarihinin en değerli Azizleri arasında sayılmaktadır. Hristiyanlığa yaptığı hizmetlerden dolayı ona duyulan sevgi çoğu zaman Hristiyan edebiyatında “Tarsuslu Havari” olarak da geçmesini sağlamıştır. Gezileri sırasında yazdığı mektuplar ise Hristiyan edebiyatının değerli örneklerinden olduğu kadar, dönem hakkında ayrıntılı bilgiler içermesiyle de arkeolojik belge niteliğinde kabul görmüştür.

St. Paul Kuyusu” olarak tanımlanan tarihi yapı, Aziz Paul’ün yaşadığı evin bulunduğu yer olarak kabul edilen avluda bulunmaktadır. Antik Caddenin yaklaşık 200 metre kuzey doğusunda yer alan, 18 m. derinliğindeki kuyunun Aziz Paul adına yapıldığı ve burada eski bir mekâna ait kalıntıların uzun yıllar ziyaret yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, 2000 yılında İnanç Turizmi ve Sokak Sağlıklaştırma Projesi kapsamında, St. Paul Kuyusu ve çevresinde çevre düzenlemesi ve kamulaştırma çalışmaları yapılmıştır. Geçici çevre düzenlemesine paralel olarak Tarsus Müze Müdürlüğünce St. Paul Kuyusu çevresinde arkeolojik kazı çalışmaları yapılmıştır. Arkeolojik kazı çalışmaları neticesinde, St. Paul’un yaşadığı döneme kadar inen kültür tabakaları gün ışığına çıkartılmış, ortaya çıkarılan mimari yapıların olumsuz hava şartlarından etkilenmemesi için üzeri cam ile kapatılarak koruma altına alınmıştır.

Restorasyon ve çevre düzenlemesi yapılan bu kutsal alan, günümüzde de yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaşmaktadır.  Hristiyanlar, bu kutsal mekânı hac amaçlı ziyaret etmekteler, kuyu suyunun kutsal olduğuna ve şifalı olduğuna inanmaktadırlar.

28 Haziran 2008 – 29 Haziran 2009 tarihleri arasında Dünya, Papalık tarafından Aziz ilan  edilen Aziz Paulus yılını kutladı. Dünyadaki iki buçuk milyar Hristiyan Aziz Paul adını çok sık telaffuz etti. Milyonlarca inanmış Roma’ya aktı. Papalık öncülüğünde anma etkinliklerine katıldılar. Etkinliklerin bir bölümü de Tarsus’ta gerçekleştirildi.

2,489 total views, 3 views today

Share
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir