Yazılar

Nice Kalesi-Cote D’Azur Fransa

 

Cote D’Azur’un başkenti konumunda olan Nice’te, Place du Palais Justica, Place de Rossetti, Place Garibaldi, Cours Saleya ve üst kısımları Eski Şehir ya da Vieille Ville olarak biliniyor. Eski şehir bölgesi, birçok şehirde olduğu, gibi Nice’in de kalbi diyebiliriz.

Nice Kalesi Fransa

Dar sokakları ve tarihi binalarıyla Nice’in en tarihi bölgesidir Vieille Ville. Kentin M.Ö. 350 yılı civarında Marsilyalı Yunanlılar tarafından, komşu Ligurianlara karşı kazandıkları zafer sonrasında kurulduğu sanılıyor.

İlk ismi “Nikaia” olan şehrin bu adının, yunan mitolojisinde zafer tanrıçası olan “Nike” isminden geldiği söyleniyor. Kısa sürede Ligurian bölgesinin önemli bir ticaret merkezi haline gelen Nice, aynı zamanda komşu Roma kenti Cemenelum’ un da baş rakibi olmuş. Cemenelum kalıntıları olan Roma hamamları Nice’in “Cimiez” bölgesinde görülebilir. Nice’in en etkileyici ve panoramik yeri neresidir? Sorusunun yanıtı Nice Kalesi’nde yatmaktadır.

Gerçi Google haritalar ve internet sorgulamalarında Parc du Chateau olarak geçiyor ama biz yine de Nice Kalesi diyelim. Château sözcüğü Fransızcadan Türkçeye Şato olarak geçmiş. Genelde Şato, Orta Çağ Avrupa’sında bir bölgenin derebeyinin oturduğu büyük ve korunaklı binalara verilen isim olarak biliniyor. Şatolar ilk zamanlarda feodal beylerin yönetim merkezi ve oturduğu yerdi. Daha sonraki tarihlerde şatolar asillerin de oturduğu geniş ve korunaklı özel meskenler haline geldi.  “Chateau” kelimesinin tam Türkçe karşılığı “Hisar”dır diyor bazı dilbilimciler.

Nice Kalesi Cote D’Azur Fransa

Şatolar, toprak sahibi olan derebeylerinin kendi malı olarak görülürdü.  Avrupa’da, Şatoların bu özelliklerinden ötürü şehirlerin savunma yapıları olan kale ve hisar gibi yapılar yöneticiyle özdeşleşmiş ve ikamet ağırlıklı olmuşlardır. Şato ve kale aynı anlamda kullanılır olmuştur. Eski Nice’te bir kayalık üzerinde 12. Yüzyılda oluşturulan kale, 1706 yılında 14. Louis tarafından yerle bir edilir. Yalnız 16. Yüzyıl yapısı olan Tour Bellanda kalır.

Antik Yunan motifli seramik mozaiklerle süslenmiş olan bu yapı bugün, kent ve çevresinin muhteşem bir panoramasını sunan bir teras olarak kullanılmaktadır. Piknik için harika bir yer olarak tanımlanmaktadır. Kalenin 14. Louis tarafından yıkılmasından sonra yeni bir kale yapılmamış, kayalık tepe park olarak kullanılmaya başlamış.

Nice Kalesi Cote D’Azur Fransa

27 Mayıs Perşembe günü eşimle Nice’e geldiğimde birlikte Eski Nice bölgesindeki Nice Katedrali’ni gezdik.  Sonrasında eşim kale bölgesine gitmek istemediğini, ama bana da engel olmayacağını söyledi. Bir buçuk saat sonra Massena Meydanı’nda buluşmak üzere birbirimizden ayrıldık. Haritalarda montée du château olarak tanımlanmış olan ‘’Kale tırmanma yolu’’na girdim. Castle Park ya da Parc du Chateau olarak bilinen 92 metre yükseklikteki tepeye tırmanmaya başladım. Eğimli ve dönemeçli bu yol beni önce Yahudi-Hıristiyan Mezarlığı olan Cimetiere Israelite bölgesine götürdü.

Nice Kalesi Cote D’Azur Fransa

Nice Kalesi’ndeki bu mezarlık, Fransa’daki en güzel mezarlıklardan biridir diyor Fransa’yı tanıynlar. 14 000 metrekarelik bir alana yayılmış olan mezarlık bütün şehir panoramasına hâkim olup, açık hava müzesi gibidir. 1783 yılında eski kalenin üzerine kuruluş olan Cimetière du Château’da 2800 mezar bulunmaktadır. Garibaldi ailesinin fertlerinden bazılarıyla Nice’in en ünlü insanlarının, sanatçılarının, idarecilerinin ve milletvekillerinin de mezarları bulunmaktadır. Yahudi bölümü, Protestan bölümü ve Katolik bölümü olmak üzere mezarlık üçe bölünmüş.

Mezarlık girişindeki Holy Trinity Şapel 1935 yılında yapılmış. Mezarlıktan çıkarak Nice’ın panoramik fotoğraflarını çekebileceğim teraslar arıyorum. Bu teraslarda panoramik fotoğraflar çektikten sonra zirveye çıkma yollarını bulmaya çalışıyorum. Sonradan öğreniyorum ki Şato parkına çıkmak için paralı asansörün yanı sıra tırtıla benzeyen minik turist araçları da varmış.

Nice Cote D’Azur Fransa

Nice’in, kalenin en üst konumundaki görüntüsü nefes kesicidir. Kaleden kente baktığınızda ‘’Vay canına! Ne güzel şehir manzarası’’  Dememek elde değildir. Kıyı bandındaki güzel plajlar ve eski renkli kırmızı çatıların üzerinden görünen muhteşem Vieux Port. Kalenin üst kısmından manzaranın keyfini çıkarmak için düzenlenmiş seyir terasları vardır.

Kalenin en üst katında geniş bir alan ve bu alanda kafe ve çocukların vakit geçirecekleri oyun alanları bulunmaktadır. Seyir teraslarından Nice’in güney bölümüne bakıldığında Promenade des Anglais, yani İngiliz Koşuyolu ile muhteşem plajları göz alıcıdır. Daha ilerilere bakıldığında ise bizim konakladığımız Baıe des Agnes’i bile görmek mümkündür.  Bu muhteşem görüntülere kendimi kaptırmışken her nasılsa birden saatime bakıyor ve eşimle buluşmak için 15 dakikalık bir zamanımın olduğunu görüyorum. Koşarcasına kaleden iniyor ve zamanında eşimle buluşarak, Cannes’a gitmek üzere otobüse biniyoruz. Eşim kale ile ilgili izlenimlerimi sorduğunda özetliyorum ama birçok yerini gezemediğimi ve 29 Mayıs 2015 Cuma günü tekrar Nice’e geleceğimi söylüyorum.

Nice Cote D’Azur Fransa

29 Mayıs 2015 Cuma günü yalnız olarak geldiğim Nice’te Garibaldi Meydanı’nı dolaştıktan sonra, kalenin etrafından dolaşarak Nice Limanı’na ulaşıyorum. Çevresini tanıma turlarımdan sonra, bu kez kalenin doğusundan, liman tarafındaki Montee Montfort’tan giriş yapıyorum. Kıvrımlı ve asırlık ağaçların bulunduğu yolları izleyip, yaklaşık 90 metre yükseklikteki zirveye tırmanmaya başlıyorum.

Zirveye giden ormanlık içinde patika türünde değişik yollar var. Rastgele seçimlerle gidiyorum zirveye. İnternetten öğrendiğim ve çok merak ettiğim yapay şelalenin havuzuna rastlıyorum. Su devri daimi olmadığından, şelale de yoktu. Biraz oyalandıktan sonra tekrar yürümeye başlıyor ve kayanın zirvesine ulaşıyorum. O da ne! Sanki 7’den 70’e herkes burada…

Öğrenci grupları, turist grupları, piknik yapanlar, özel olarak düzenlenmiş teraslardan panoramik fotoğraf çekenler…  Ulaştığım bu kayanın üst kısmında, havadar yeşil alanlar, çocuk oyun alanları, bol gölgeli köşeler ve özel olarak hazırlanmış seyir terasları vardı. Serinlemek, dinlenmek ve muhteşem manzaranın tadını çıkarmak isteyen insanların akınına uğramıştı burası.

Dinlence ve park alanı olarak kullanılan bu bölgede kendimi mücevher kutusunda zannettim. Özel olarak düzenlenmiş seyir teraslarından birinde Nice Limanı ve ufukta Eze görünürken, diğer seyir terasında Vieille Ville ve meydanları, Massena Meydanı, İngiliz Koşuyolu ve ufukta bizim konakladığımız Baıe-des-Agnes görünüyordu. Yeterince panoramik fotoğraf çektikten sonra, Eski Nice Kalesi’nden günümüze ulaşabilen Antik Yunan motifli seramik mozaiklerle süslenmiş Tour Bellanda’ya gidiyorum.

Oldukça büyük bir seyir terasının olduğu bu yerden Nice körfezinin muhteşem bir görüntüsü vardı. Dakikalarca seyredip, fotoğraflarını çektikten sonra, asansörün bulunduğu bu yerden, merdivenleri kullanarak indim konaklama yerime geri dönmek için…

 6,562 total views,  6 views today

Old City Nice-Cote D’Azur Fransa

27 Mayıs 2015 Çarşamba günü Nice’e yaptığımız ziyarette Fransızların Promenade des Anglais dedikleri İngiliz Koşuyolu, sahil bandındaki plajlar, tarihi yapılar,  Massena Meydanı ve çevresini gezme fırsatı bulabilmiştik. Programda Cannes kenti ziyaretinin de olması zaman kısıtlamasına neden olmuştu. Bu nedenle de Nice’e tekrar gelmeli, Fransızların deyimiyle Vieux Nice ya da Vieille Ville ile Nice Kalesi gezilmeliydi.

Cote D’Azur

28 Mayıs Perşembe günü Grasse, Gourdon, Tourrettes-sur-Loup ve St. Paul de Vence’yi kapsayan tur 2’ye katılacaktık. Oysa Cuma günü istediğimiz gibi takılacağımız bir gün olacaktı. 29 Mayıs 2015 Cuma günü geldiğinde eşim denize girmek istediğini söyledi. Benimle Nice’e gelmiyordu. Yalnız gitmek zorundaydım. Doyurucu bir kahvaltıdan sonra, Cannes’dan 08,45’ te kalkan ve bizim konaklama yerimiz olan Baıe-des-Agnes’ten geçen otobüse yetişmek üzere harekete geçtim. Çok beklemeden gelen 200 numaralı otobüsle saat 10 civarında Nice Massena’ya ulaşmıştım.

Önceden yaptığım program uyarınca, Fransızların Vieille Ville dedikleri Eski Şehir Nice ya da Antik Nice’i gezmek birinci önceliğimdi. Massena Meydanı’na en yakın ve en kolay ulaşabileceğim yer Place du Palais Justica olarak bilinen Adalet Sarayı Meydanı idi. Alexandre Mari Sokak yardımıyla Adalet Meydanı’na doğru yürümeye başladım. Böylelikle Vieille Ville’ye ayak basmış oluyordum. Kale, Cours Saleya ve üst kısımları Eski Şehir ya da Vieille Ville olarak biliniyor.

Cote D’Azur

Eski şehir bölgesi birçok şehirde olduğu gibi Nice’in de kalbi diyebiliriz.  Dar sokakları ve tarihi binalarıyla Nice’in en tarihi bölgesidir Vieille Ville. Kentin M.Ö. 350 yılı civarında Marsilyalı Yunanlılar tarafından, komşu Ligurianlara karşı kazandıkları zafer sonrasında kurulduğu sanılıyor. İlk ismi “Nikaia” olan şehrin bu adının, yunan mitolojisinde zafer tanrıçası olan “Nike” isminden geldiği söyleniyor. Kısa sürede Ligurian bölgesinin önemli bir ticaret merkezi haline gelen Nice, aynı zamanda komşu Roma kenti Cemenelum’ un da baş rakibi olmuş. Cemenelum kalıntıları olan Roma hamamları Nice’in “Cimiez” bölgesinde görülebilir.

Cote D’Azur

Eski Nice, Barok mimarinin hâkim olduğu bir bölge olarak karşımıza çıkıyor. Burada görülecek çok müze, saray, yapı var. Nice ve çevresi uzun yıllar İtalyan egemenliği altında kalmış. Halkın büyük çoğunluğu da İtalyan’mış. 19. yüzyılda Fransa İtalya’ya göre daha zengin ve güçlü olduğundan, 1860 yılında yapılan referandum ile Nice ve bulunduğu bölge Fransa’ya bağlanmış. Bu nedenle, o dönemden kalma evlerde tipik İtalyan mimari özellikleri de görülüyor. Konuşmayı ve yakın iletişimi seven İtalyanların yaptığı birbirine yakın binalar ve pencereleri kepenkli evler yan yana sıralanmış.

Eski kentin merkezi konumunda olan Adalet Meydanı, canlı bir turizm merkezi olarak biliniyor. Meydan çevresinde Neoklasik mirasın görkemli örneklerinden biri olan Hukuk Mahkemesi binası ya da Adalet Sarayı bulunuyor. Renkli kaldırım taşlarına bakmakta olan Adalet Sarayı’nın anıtsal merdivenleri önemli öğelerden biri olarak kendini gösteriyor. Bir diğer anıtsal yapı da Divo Jakoba Kilisesi’dir. Güzel bir çeşmenin de bulunduğu meydana bakan Palais Rusca Adalet Sarayı’nın ek binalarından biri.

Cote D’Azur

Bir zamanlar askeri bir kışlanın parçası olduğu söyleniyor. Adalet Meydanında yeterince dolaştıktan sonra Eski şehrin dar sokaklarına giriyorum. Bir taraftan yürüyerek antik kenti keşfetmeye çalışırken, bir taraftan da Rossetti ailesi tarafından çekirdeği oluşturulan Rossetti Meydanı konumuna ulaşmaya çalışıyorum. Place du Palais Justica olarak bilinen Adalet Sarayı Meydanı’nın kuzey doğusunda eski şehrin mücevherlerinden biri, Place de Rossetti bulunuyor. Nice Katedrali’nin de bulunduğu bu meydan Eski Şehrin mücevher parçası olarak değerlendiriliyor gezginler tarafından.

Başta katedral olmak üzere, meydan çevresindeki yapıların tarihleri çok eskiye dayanıyor. Oldukça eski tarihlerde Piazza Santa-Reparata denilen bu küçük yerin şansı, 1825 yılında bir asfalt yolun meydana ulaşmasıyla değişmiş. Rosetti Ailesi’nin girişimleriyle bölge gelişmiş. Aileden Honore Rossetti bir şövalye, Dominika Rossetti şair ve Cesar Rossetti avukat sadece birkaç isim olarak karşımıza çıkıyor.

Eski şehirde dolaşırken mola verilmesi gereken güzel bir meydan Rossetti. Havaalanına gitmek için otobüs duraklarının da bulunduğu bu meydan her zaman hareketli ve kalabalık… Meydanda çok sayıda restoran, bar, cafe, yeme içme mekânları bulunuyor.. Nice’te güzel bir kare oluşturmuş Place de Rossetta. Nice kentini ve özellikle Rossetti Meydanı çevresini süsleyen Barok tarzda inşa edilmiş yapıları 17. Yüzyıla aittir. 19. Yüzyılda Nice’ e gelmeye başlayan İngiliz Aristokrasisi, kentin gelişimine büyük katkıda bulunmuş.

 

Kraliçe Victoria 1895-99 yılları arasında düzenli olarak kenti ziyaret edip Cimiez’ deki Victoria Otelinde kalmış. Kraliçe Victoria ve saray erkânının bu ziyaret ve konaklamaları Nice’e olan ilgiyi arttırmış. Zamanla, İngiliz ve Avrupa yüksek sosyetesinin sevilen mekânı haline gelmiş. Meydanın ayrıcalıklı ve popüler olmasının nedenlerinden biri de Nice Katedrali. Nice Katedrali ilk defa 13. Yüzyılda inşa edilmiş. Yaklaşık 400 yıl sonra da, 1650-1699 yılları arasında, Jean-Andre Guibert tarafından yeniden tasarlanarak inşaatı yenilenmiş.

Cote D’Azur

Katedralin Barok tarzındaki inşası 49 yıl sürmüş. 1699 yılında tamamlanan katedral Meryem Ana ve Aziz Reparata için adanmış. Nice Katedrali’nin en eşsiz özelliklerinden biri, katedral içinde, her biri belli bir dini temaya adanmış olan on şapelinin bulunmakta oluşudur. Katedrali gezerek bir hayli fotoğraf çekiyorum.

Katedralden bir sonraki durağınız, dondurma seviyorsanız, ünlü Fenocchio dondurma dükkânı önündeki insan kuyruğu olmalıdır. 1966 yılında açılan dondurma dükkânı bir aile şirketi olup, o zamandan beri ailece işletilmektedir. Dondurmacıda benzersiz tatlar yelpazesi oldukça geniştir. Farklı lezzetlerde 95 çeşit dondurma ve 35 çeşit şerbet bulunmaktadır. Sunulan tatlar arasında çikolata, vanilya, lavanta, gül, domates, fesleğen ve daha fazlası vardır. Dondurmacı dükkânı önünde her zaman kuyruklar olduğunu öğreniyorum. Kuyrukta bekleyenler, ‘’Fenocchi dondurma dükkânını ziyaret bir zorunluluktur.’’ Diyorlar. Geceleri müzik ve eğlence dolu bambaşka yerlere dönüşen Rossetti’de yerel restoranlar Fransa ve İtalyan mutfağından farklı tatlar sunmaktadır.

Rossette Meydanı’nda yeterince kaldıktan sonra, Eski Şehir ya da Vieux Nice’de kurulan açık pazarları da içinde barındıran bölgeye geçiyorum. Eski Şehrin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biridir Cours Saleya. Vieux Nice ile denizi birbirinden ayıran surların dibinde, surlar boyunca kurulmuştu ben gittiğimde.

Pazarı panoramik olarak fotoğraflamak istiyorum. Uygun bir yer ararken surlara çıkan merdivenleri görüyorum. Benim gibi düşünenlerin doldurduğu sahanlığa çıkarak fotoğraflarımı çekiyorum. Nice’te yerel ürünlere yönelik alışveriş yapmak isterseniz burası iyi bir seçenek…

Temelde birçok yerde bulabileceğiniz tezgâh usulü bir Halk Pazarı demişlerdi daha önce buraları ziyaret eden bazı arkadaşlar. Bizdeki semt pazarlarının bir çeşidi olmalı diye düşünmüştüm. Cours Saleya’nın kelime kökenlerine baktığımızda ‘’Fiyatlı Pazar’’ ya da ‘’Ucuz Halk Pazarı’ kavramlarına ulaşabiliriz.

Yerelde üretilen sabunlar, parfümler, çeşitli hediyelik eşyalar, çiçekler… Dünyanın en meşhur çiçek ve antika pazarı burada kuruluyor. Antika pazarının Pazartesi günleri kurulduğunu öğrenmiştim internetten. Diğer günler meyve, sebze, et, balık, kahvaltılıklar ve hediyelik eşya satışları yapılıyormuş. Çiçekler rengârenk… Yöresel lezzetler, kavanozda incir reçeli, zeytinyağları, değişik sirke ürünleri, hediyelik eşyalar, mis kokulu sabunlar, bulabileceğiniz ürünlerden sadece birkaçı…

Çok büyük bir pazar değil, başka bir yere giderken veya öğle yemeği seçenekleri aranırken uğrayabilirsiniz. Pazarın iki yanında da restoranlar yer alıyor. Cours Saleya olarak tanıtılan açık halk pazarında yeterince zaman harcadıktan sonra, önce Massena Meydanı’na sonra da Place Garibaldi’ye doğru yürümeye başlıyorum. Tramvayla da gitmek mümkün ama bir yöreyi tanımanın en iyi yolu yürüyerek gezmek diye düşünüyorum.

Garibaldi Meydanı şehrin kuzeyinde yer alıyor. Yaklaşık olarak 15 dakika yürüyerek meydana ulaşıyorum. Geniş bir meydan… Ancak meydanda pek fazla bir şey yok derken, fıskiyeli bir havuz ile içindeki bir heykel dikkatimi çekiyor.  Yakından baktığımda heykelin İtalya Devleti’nin kurulmasına öncülük eden Giuseppe Garibaldi’ye ait olduğunu görüyorum.  Garibaldi Nice doğumlu, o dönemde Nice İtalya topraklarındaymış.

Giuseppe Garibaldi   İtalya Devleti’nin kurulmasına öncülük etmiş biri. İtalyanlar tarafından İtalya’nın en büyük kahramanı ve yurtseverlerinden biri olarak kabul ediliyor. İnternetten yaptığım araştırmaya göre, Garibaldi kişisel olarak pek çok askeri mücadeleyi yönetmiş ve birleşik İtalya’nın kurulmasını sağlamış.

Umduğunu bulamamanın hayal kırıklığını yaşamış olarak Garibaldi Meydanı’ndan ayrılıyorum. Hazır buraya kadar gelmişken Nice Kalesi’nin etrafından dolaşarak Port Nice’e, Nice Limanı’na ulaşmak istiyorum. Garibaldi Meydanı’ndan Cassini Sokak’a girerek Port Lympia denilen yere ulaşıyorum. Çevreyi gözden geçirdikten sonra da limanın denizle buluştuğu yere rotamı çeviriyorum…

 4,986 total views,  2 views today