Yazılar

Eze Köyü Cote D’Azur Fransa

25 Mayıs 2015 Pazartesi…

Baıe-des-Agnes Marina merkezli konaklama yerinde üçüncü günümüz. Buraya gelmeden önce, kaldığımız otel Best Western Syracuse aracılığı ile iki tur satın almıştık. Birinci Tur kapsamında Nice, Eze, Monte Carlo, Monaco, Cannes ve Antibes bulunuyor. Cote D’Azur sahillerini kapsayan ve 9 saat sürecek olan bu tura kişi başı 79 Euro ödedik. Sonradan öğreniyoruz ki, otobüs ve tren kullanarak, 15-20 Euro’ya bu turu kendimiz de gerçekleştirebilir imişiz.

Eze Nice Fransa

Cote D’Azur’da çok gelişmiş bir ulaşım sistemi var. Satın aldığımız turlar kapsamında bulunan bütün köy, kasaba, kent ve yerleşim yerlerinin hepsine otobüsle, büyük bir bölümüne de trenle ulaşmak mümkün…Ayrıca, gelen yabancıların geniş bir bölgede seyahat etmeleri ve para harcamaları için her türlü tedbir alınmış. Konaklama yerimizden Nice’e giden 200 sefer sayılı otobüse binmeden, duraktaki bilgilendirme levhalarından, Nice’e ulaştığımızda hangi numaralı otobüslerin nerelere gidebileceğini öğrenmiş oluyorsunuz.

Eze Köyü-001

Varsayalım ki Cannes Film festivali için bu kenttesiniz. Cannes’ten İtalya sınırında bulunan Menton’a kadar, yaklaşık 15-20 Euro’ya, satın alacağınız gidiş dönüş bileti tüm gün geçerli. Bu biletimizle seyahatimiz süresince, rotanız üzerinde bulunan Nice’de trenden inip birkaç saat dolaştıktan sonra aynı rotayı izleyen diğer trenlerden birine binerek, Eze’de tekrar inebilirsiniz. Eze’de geçireceğiniz birkaç saatten sonra da bir başka trenle ve aynı biletlerinizle Monte Carlo ve Monaco’da da mola verebilirsiniz. Monaco’da geçireceğiniz birkaç saatten sonra da tekrar aynı rota üzerinde çalışan bir başka trene binerek Menton’a gider ve Menton’u da dolaştıktan sonra, ek ücret ödemeden ve sabahleyin satın aldığımız biletinizle konaklama yerinize geri dönebilirsiniz. Nitekim 29 Mayıs 2015 Perşembe Gün biz de bu yöntemi denedik ve kişi başı 12 Euro ödeyerek, konaklama yerimizden Menton’a kadar gidip geldik.

Eze Köyü-002

Diğer ulaşım araçlarına gelince, Lignes D’azur ulaşım şirketinin yönetiminde olan otobüslerle trenlerin ulaşamadığı yerlere çok daha ucuza ulaşmak mümkün. Sözgelişi, bizim birinci tur rotamız üzerinde bulunan Nice, Eze, Monte Carlo, Monaco ya da Menton’a 1,5 Euro karşılığında ulaşılabiliyor.

Otobüsler parasal yönden oldukça ekonomik olmasına rağmen zaman yönünden aynı şeyi söyleyemiyoruz. Çok fazla sayıda durak olduğu gibi, trafik de oldukça sıkışık. Trenle İtalya sınırındaki Menton’a 1,5 saatte ulaşmıştık. Oysa 200 numaralı otobüsle Nice’e ulaşmamız 1,5 saatimizi aldı. Zamanı olanlar açısından otobüslerin oldukça ekonomik ve kullanışlı olduğunu söylemeliyim. Otobüslerle seyahatin bir avantajı daha var. Bindiğiniz durakta bulunan bilgilendirme levhalarında, ineceğiniz ilk durakta, ulaşmak istediğiniz yerlerin otobüs numaraları da verilmiş.

Eze Nice Fransa

Nice ulaştığınızda, Grasse kentine gitmek istiyorsanız, hangi numaralı otobüse binmeniz gerektiğini önceden biliyorsunuz. Bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Satın aldığınız tren bileti tam gün geçerli. Nice- Cannes arasında, sabahtan akşama kadar, birkaç kez gidip gelebilirsiniz zamanınız varsa! Bu önemli açıklamalardan sonra gelelim kişi başı 79 Euro ödediğimiz 1 numaralı turumuza. Sabah saat 08,45’te otelin önünden 7 kişilik Mercedes marka bir ulaşım aracına Arjantinli bir konukla birlikte bindik.

Kaptanımız Fransız. Konuştuğu dil İngilizce olmasına karşın, biraz da Fransızca aksanlı. Hareket esnasında bizi turla ilgili olarak bilgilendirmeye çalışırken motor sesi de devreye giriyor. İletişim ve anlamada zorlanıyoruz. İletişim konusunda özenli de davranmıyor.

Eze Nice Fransa

Yarım saatte Nice ulaşıyoruz. O da ne? Nice gezdirmek ve bilgilendirmek yerine, Şikagolu iki katılımcıyı daha alarak Eze’ye doğru yola çıkıyor. Bu duruma oldukça canımız sıkılmasına rağmen, yapacak bir şey yok. Daha sonraki boş günlerimizde kendimiz otobüsle gelip, Nice’i keşfetmeye çalışacağız. Cote D’Azur’a gelmeden önce internetten yaptığım araştırma notlarımıza bakıyoruz eşimle.

Nice’e 10 kilometre uzaklıktaki Eze, denizden yaklaşık 450 metre yükseklikte kayalık bir tepe üzerine kurulmuş bir Orta Çağ köyü. Trenler deniz seviyesine yakın bir rota izlerken tünellerden geçmekte. Karayolu ise, dönemeçlerle Alp Dağlarının eteklerinde yükselerek ve alçalarak Menton’a kadar uzanmakta.

Eze Nice Fransa

Eze Nice Fransa

Napolyon III Bulvarı’ndan tepelere tırmanmaya başlayan aracımızdan muhteşem bir Nice ve tanımına uygun ‘’Maviler Denizi’’ görünüyor. Ancak kaptanımız uygun bir yerlerde duraklama yapmadığı için bu muhteşem ve panoramik manzaranın fotoğraflarını çekemiyoruz. Bella Vista ve Verdun Caddeleri üzerinde dönemeçleri dönerken de muhteşem ve panoramik manzaraları sadece izlemekle yetiniyoruz.

Eze Nice Fransa

Nihayet, saat 10,15’te tarihi Eze Köyü kalesinin eteklerine kadar ulaşıyoruz. Kaptanımız bizi kale girişinde bırakıyor. İki saat sonra köy girişindeki otoparkta buluşacağımızı söyleyip, bizden ayrılıyor. Herhangi bir rehberlik hizmeti sunmuyor. Belki böylesi daha iyi, kendi kafamıza göre takılıyoruz.

Eze Nice Fransa

Eze Köyü’ne ilk olarak M.Ö. 2000 yıllarında Romalılar yerleşmiş.Tarihsel geçmişinde birçok değişik ulus ve kavmin istilası var. Her ulus ve kavimden izler görmek mümkün oluyor. Köyün tek giriş kapısı ve kuleleri 14’üncü yüzyıla tarihlenmekte olup, sağlam taş yapılarıyla hâlâ gelebilecek istilacıları karşılamaya hazır görünüyor. Dar taş yollardan geçip, kâh merdivenleri tırmanarak, kâh surlardan başımızı dışarı uzatarak şahane manzaralar eşliğinde yürüyoruz. Pitoresk evleri seyrederek yola devam ediyoruz.

Eze Nice Fransa

Bölgedeki çoğu yerleşim yerinde olduğu gibi Eze de doğasını, tarihini, mimarisini, kültürünü korumayı başarmış. Mimari yapısı 1400 yılında nasıl ise şimdi de aynı biçimde varlığını sürdürüyor. Mimar olan eşim hayranlık ve biraz da kıskançlıkla dokusu bozulmamış taş binaları, peyzajı ve sokakları oluşturan mozaikleri büyük bir dikkatle gözlemliyor.

Eze Nice Fransa

Bu daracık sokaklarda eşekler aracığıyla yapılan inanılmaz bir ticaret trafiği varmış o tarihlerde. Köyde yalnız bir market ve bir de kafe bulunuyor. Köy ticarethaneye dönmemiş. Köyün içinde bir konaklama yeri bile neredeyse yok. Köye yerleşenler evlerini yüksek fiyatlara kiralıyorlarmış.

Köy ya da kale dışındaki oteller ise, dışarıdan taş duvar olarak görünse de lobileri ve bahçeleri oldukça sade ve bir o kadar da şık. Gerek konaklama gerekse kahvaltı ücretleri bütçeleri zorlayacak kadar da yüksek olmasına rağmen yine de köye on binlerce turist geliyor. Yüzyıllardır olduğu gibi yalınlığını ve en önemlisi kimliğini koruyor olması bu ilginin temel nedeni. Hem kullanılıyor hem de korunuyor.

Eze Nice Fransa

Kulenin tepesine yaklaştığımızda 6 Euro karşılığında girilebilen bir kaktüs bahçesi ‘’Jardin Exotik’’ ile karşılaşıyoruz. 1949 yılında ziraat mühendisi Jean Gastaud tarafından tasarlanan Egzotik Bahçe agav, aloevera, yuka gibi kaktüslerin onlarca çeşidi ile bezenmiş.   Merdivenlerden tırmanmaya devam ediyorum.

Eze Nice Fransa

Deniz seviyesinden 450 metre yukarda, tam tepe noktasında yarı yıkık kalenin kalıntıları içindeyim artık. Ortaçağ kalesinin ve Egzotik Bahçe’nin içi heykeltıraş Jean- Philippe Richard tarafından yapılmış, “Yeryüzünün Tanrıçaları” konulu kadın heykelleriyle süslenmiş. Bazı gezginler bu heykelleri denizkızları olarak tanımlıyor. Exotik bahçede tepeye doğru çıkarken ilk karşılaştığım heykelin adı Margot’muş. Kale sur kalıntılarının bulunduğu en tepeye ulaştığımda ise adları da Anais, Rose ve Melisande olan üç heykele daha rastlıyorum. Eze limanına tepeden bütün heybetiyle tek başına bakan ise Tanrıça İsis’e adanmış.

Eze Nice Fransa

Heykelleri yakından izleyip, fotoğrafladıktan sonra, kalenin arka kısmında dağlar arasından süzülerek akan otoyolu ve köprüyü fotoğrafladım. İstemeyerek de olsa kaktüs bahçesini terk ederek eşimle buluştum. Köyün  taş  sokaklarından aşağı inerken  bir kiliseye, daha doğrusu şapele rastladık. Chapelle  des  Penitents  Blanc olarak bilinen Şapel  aynı  zamanda köyün en eski  binası.  Eskiden köy  halkı  toplantılarını  burada yaparmış.  Şapelin yanında bir mezarlık bulunuyor.

Eze Nice Fransa

Şapelden ayrılıp, otoparka giderken yerel parfüm fabrikası Fragonard’ın satış dükkânına uğradık. Daha doğrusu eşim uğrayıp bölgeye has krem, sabun, parfüm, hoş kokulu yağları gözden geçirdi. Bu arada bize ayrılan zaman da dolmuştu. Otoparkta bizi bekleyen tur arabasına binerek Monte Carlo yoluna koyulduk.

 

 7,737 total views,  6 views today